İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 692 / 765
692

Heves, tahakküm eder. Hevâ da müstebiddir, gayr-ı zarûrî hâcâtı havâic-i zarûrî hükmüne geçirmiştir. İzâle etti rahat...

Bedâvette bir adam dört şeye muhtaç iken, medeniyet yüz şeye muhtaç fakir etmiştir. Sa'y-i helâl, masrafa etmemiştir kifâyet.

Onda hile, harama, beşeri sevketmiştir. Ahlâkın esâsını şu noktadan bozmuştur. Cemâate hem nev'e vermiştir servet, haşmet.

Ferdi, şahsı ahlâksız, hem fakir eylemiştir. Bunun şâhidi çoktur: Kurûn-u ûlâdaki mecmû-u vahşet ve cinayet hem gadr ve hem hıyânet...

Şu medeniyet-i habîse tek bir defada kustu. Midesi (∗) [^10] daha bulanır. Âlem-i İslâm’daki istinkâf-ı mânidâr hem de bir cây-i dikkat.

[^10]: (∗) Demek daha dehşetli kusacak. Evet iki Harb-i Umumî ile öyle kustu ki; hava, deniz, kara yüzlerini bulandırdı, kanla lekeledi.

Kabûlde muzdaribdir, soğuk da davranmıştır. Evet Şerîat-ı Garrâ’da olan Nur-u İlâhî, hàssa-i mümtâzıdır istiğnâ, istiklâliyet.

O hàssadır bırakmaz ki o nur-u hidayet, şu medeniyet rûhu olan Roma dehâsı ona tahakküm etsin. Onda olan hidayet,

Bundaki felsefe ile mezcolmaz, hem aşılanmaz, hem de tâbi olamaz. İslâmiyet rûhunda şefkat izzet-i îmân, beslediği şerîat

Kur'ân-ı Mu'ciz-Beyân tutmuş yed-i beyzâda hakàik-ı şerîat. O yemîn-i beyzâda birer Asâ-yı Mûsa’dır. Sehhâr medeniyet,

İstikbâlde edecek ona secde-i hayret...

Şimdi buna dikkat et: Eski Roma, Yunan’ın iki dehâsı vardı; bir asıldan tev'emdi, biri hayâl-âlûddu, biri madde-perestti.

Su içinde yağ gibi imtizaç olamadı. Mürûr-u zaman istedi, medeniyet çabaladı. Hıristiyanlık da çalıştı temzicine muvaffak hiçbiri de olmadı.

Herbiri istiklâlini filcümle hıfzeyledi. Hattâ el'ân âdeta o iki rûh, şimdi de cesedleri değişmiş. Alman-Fransız oldu.

Güyâ bir nev'i tenâsüh başlarından geçmişti. Ey birader-i misâlî! Zaman böyle gösterdi. O ikiz iki dehâ, öküz gibi reddetti,

Temzicin esbâbını; şimdi de barışmadı. Mâdem onlar tev'emdi, kardeş ve arkadaştı, terakkîde yoldaştı; birbiriyle döğüştü,

Hiç de barışmadılar. Nasıl olur, ki aslı, hem mâdeni, matla'ı başka çeşit olmuştu. Kur'ân’da olan nuru, şerîat hidayeti;

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.