Üçüncü Maksad
Üçüncü Maksad
Umum ehl-i dalâletin vekili, ikinci suâline (Hâşiye) [^8] karşı, kat'î ve mukni' ve mülzim cevabı aldıktan sonra şöyle üçüncü bir suâl ediyor, diyor ki:
[^8]:(Hâşiye) İkinci Maksad'ın başındaki suâl demektir. Yoksa, Hâtime'nin âhirindeki bu küçücük suâl değildir.
“Kur'ân’da: ﴾ اَحْسَنُ الْخَالِق۪ينَ ﴾ ﴿ اَرْحَمُ الرَّاحِم۪ينَ ﴿ gibi kelimât, başka hàlıklar, rahîmler bulunduğunu iş'âr eder. Hem diyorsunuz ki: ‘Hàlık-ı âlemin nihâyetsiz kemâlâtı var, bütün envâ'-ı kemâlâtın en nihâyet mertebelerini câmi'dir.’ Hâlbuki; eşyanın kemâlâtı, ezdâd ile bilinir. Elem olmazsa lezzet bir kemâl olmaz; zulmet olmazsa ziyâ tahakkuk etmez; firâk olmazsa visâl lezzet vermez ve hâkezâ?..”
Elcevab: Birinci şıkka “Beş İşâret” ile cevab veririz:
#### Birinci İşaret
BİRİNCİ İŞÂRET: Kur'ân, baştan başa tevhidi isbât ettiği ve gösterdiği için, bir delil-i kat'îdir ki; Kur'ân-ı Hakîm’in o nev'i kelimeleri sizin fehmettiğiniz gibi değildir. Belki ﴾ اَحْسَنُ الْخَالِق۪ينَ ﴿ demesi, “Hàlıkıyet mertebelerinin en ahsenindedir.” demektir ki; başka hàlık bulunduğuna hiç delâleti yok. Belki hàlıkıyetin sâir sıfatlar gibi çok merâtibi var. ﴾ اَحْسَنُ الْخَالِق۪ينَ ﴿ demek, “Merâtib-i hàlıkıyetin en güzel, en müntehâ mertebesinde bir Hàlık-ı Zülcelâl’dir.” demektir.
#### İkinci İşaret
İKİNCİ İŞÂRET: ﴾ اَحْسَنُ الْخَالِق۪ينَ ﴿ gibi tâbirler, hàlıkların taaddüdüne bakmıyor. Belki mahlûkıyetin envâ'ına bakıyor. Yani; “Herşeyi, herşeye lâyık bir tarzda, en güzel bir mertebede halkeder bir Hàlık’tır.” Nasıl ki; şu mânâyı ﴾ اَحْسَنَ كُلَّ شَىْءٍ خَلَقَهُ ﴿ gibi âyetler ifâde eder.
#### Üçüncü İşaret
ÜÇÜNCÜ İŞÂRET: اَحْسَنُ الْخَالِقِي ❀ اَللّٰهُ أَكْبَرُ ❀ خَيْرُ الْفَاصِلِي ❀ خَيْرُ الْمُحْسِنِينَ gibi tâbirattaki muvâzene, Cenâb-ı Hakk’ın vâkideki sıfât ve ef'âli, sâir o sıfât ve ef'âlin nümûnelerine mâlik olanlarla muvâzene ve tafdîl değildir. Çünkü; bütün kâinâtta, cin ve ins ve melekte olan kemâlât, O’nun kemâline nisbeten zaîf bir gölgedir; nasıl muvâzeneye gelebilir! Belki muvâzene, insanların ve bâhusus ehl-i gafletin nazarına göredir.
