o anahtarın cihan-şümûl ve muhît ve umum kâinâta âmm ve bütün mahlûkata şâmil hikmetlerini göstersin.
Bu sırr-ı azîmin “DÖRT ESÂS” ı var.
Birincisi: Mi'râc’ın sırr-ı lüzumu nedir?
İkincisi: Hakikat-i Mi'râc nedir?
Üçüncüsü: Hikmet-i Mi'râc nedir?
Dördüncüsü: Mi'râc’ın semerât ve fâidesi nedir?
Birinci Esas
Birinci Esâs
Mİ'RÂCIN SIRR-I LÜZUMU:
Meselâ, deniliyor ki; “Cenâb-ı Hak, ﴾ اَقْرَبُ اِلَيْهِ مِنْ حَبْلِ الْوَر۪يدِ ﴿ dir. Herşeye, herşeyden daha yakındır. Cisimden, mekândan münezzehtir. Her velî, kalbi içinde onunla görüşebilir. Neden dolayı Velâyet-i Ahmediye (A.S.M.) Mi'râc gibi uzun bir seyahatin neticesinden sonra, her velînin kendi kalbinde muvaffak olduğu münâcâta muvaffak oluyor.”
Elcevab: Şu sırr-ı gâmızı “iki temsîl” ile fehme takrib ediyoruz. Onikinci Söz’ün sırr-ı i'câz-ı Kur'ân ve sırr-ı Mi'râc hakkında olan şu iki temsîli dinle:
Birinci Temsil
Birinci temsîl: Bir sultanın iki çeşit mükâlemesi, sohbeti, görüşmesi vardır. İki tarzda hitâbı, iltifatı vardır. Birisi, âmî bir raiyetiyle cüz'î bir iş için, hususî bir hâcete dair, hàs bir telefonla sohbet etmektir. Diğeri; saltanat-ı uzmâ ünvânı ile ve hilâfet-i kübrâ nâmıyla ve hâkimiyet-i âmme haysiyetiyle ve evâmirini etrafa neşir ve teşhîr maksadıyla, o işlerle alâkadar bir elçisiyle veya o evâmir ile münâsebetdâr büyük bir memuru ile konuşmaktır, sohbet etmektir ve haşmetini izhâr eden ulvî bir fermânla bir mükâlemedir.
İşte ﴾ وَلِلّٰهِ الْمَثَلُ الْاَعْلٰى ﴿ şu temsîl gibi; şu kâinât Hàlık’ının ve Mâlikü'l-Mülk ve'l-Melekût’un ve Hâkim-i Ezel ve Ebed’in iki tarzda mükâlemesi, sohbeti, iltifatı vardır. Birisi, cüz'î ve hàs, diğeri, küllî ve âmm... İşte Mi'râc, Velâyet-i Ahmediye’nin (A.S.M.), bütün velâyâtın fevkınde bir külliyet, bir ulviyet sûretinde bir tezâhürüdür ki; bütün kâinâtın Rabbi ismiyle, bütün mevcûdâtın Hàlık’ı ünvânıyla Cenâb-ı Hakk’ın sohbetine ve münâcâtına müşerrefiyettir.
