Şurada barışırlar. Şu bâtıl mezheblerde birer dâne-i hakikat mevcûd, mündericdir; mahsûs mahalli vardır; bâtıl olan ta'mîmdir. ∗∗∗
44. Acz ve Ceza' Bîçârelerin Kârıdır
Acz ve Ceza' Bîçârelerin Kârıdır
Ger istersen hayatı, çareleri bulunan şeyde acze yapışma.
Ger istersen rahatı, çaresi bulunmayan şeyde ceza'a sarılma. ∗∗∗
45. Bazen Küçük Bir Şey Büyük Bir İş Yapar
Bazen Küçük Bir Şey Büyük Bir İş Yapar
Öyle şerâit oluyor, tahtında az bir hareke, sâhibini çıkarıyor tâ a'lâ-yı illiyîn...
Öyle hâlât oluyor ki; küçük bir hareket, kâsibini indiriyor tâ esfel-i sâfilîn... ∗∗∗
46. Bazılara Bir Ân Bir Senedir
Bazılara Bir Ân Bir Senedir
Fıtratların bir kısmı birdenbire parlıyor. Bir kısmı tedrîcîdir, şey'en şey'en kalkıyor. Tabiat-ı insanî, ikisine de benziyor.
Şerâite bakıyor; ona göre değişir. Bazen tedrîcî gider. Bazen dahi oluyor barut gibi zulmânî, birdenbire fışkırıyor.
Nurânî bir nar olur, bazı olur bir nazar, fahmi elmas ediyor. Bazı olur bir temâs, taşı iksîr ediyor. Bir Nazar-ı Peygamber
Birdenbire kalbeder; bir bedevî câhil, bir ârif-i münevver. Eğer mîzan istersen; İslâm’dan evvel Ömer, İslâm’dan sonra Ömer.
Birbiriyle kıyâsı; bir çekirdek, bir şecer... Def'aten verdi semer, o Nazar-ı Ahmedî, o himmet-i Peygamber.
Cezîretü'l-Arab’da, fahmolmuş fıtratları kalbetti elmaslara, birdenbire serâser...
Barut gibi ahlâkı parlattırdı, oldular birer nur-u münevver. ∗∗∗
47. Yalan, Bir Lafz-ı Kâfirdir
Yalan, Bir Lafz-ı Kâfirdir
Bir dâne sıdk, yakar milyonla yalanı. Bir dâne-i hakikat, yıkar kasr-ı hayâli. Sıdk büyük esâstır, bir cevher-i ziyâlı.
Yeri verir sükûta; eğer çıksa zararlı... yalana yer hiç yoktur, çendan olsa faydalı. Her sözün doğru olsun, her hükmün hak olmalı.
Lâkin hakkın olamaz her doğruyu söz etmek; bunu iyi bilmeli. خُذْ مَا صَفَا دَعْ مَا كَدَرْ kendine düstur etmeli.
