#### İkinci Temsil
İkinci Temsîl: Senin ile biz, sahrâ-yı kebîr gibi bir mevkideyiz. Kum denizi fırtınasında, gece o kadar karanlık olduğundan elimizi bile göremiyoruz. Kimsesiz, hâmîsiz, aç ve susuz, me'yûs ve ümîdsiz bir vaziyette olduğumuz dakikada, birden bir zât, o karanlık perdesinden geçip, sonra gelip, bir otomobil hediye getirse ve bizi bindirse, birden Cennet-misâl bir yerde istikbâlimiz te'min edilmiş, gayet merhametkâr bir hâmîmiz bulunmuş, yiyecek ve içecek ihzar edilmiş bir yerde bizi koysa; ne kadar memnun oluruz, bilirsin.
İşte o sahrâ-yı kebîr, bu dünya yüzüdür. O kum denizi, bu hâdisât içinde harekât-ı zerrât ve seyl-i zaman tahrîkiyle çalkanan mevcûdât ve bîçâre insandır. Her insan, endişesiyle kalbi dâğdâr olan istikbâli, müdhiş zulümât içinde, nazar-ı dalâletle görüyor. Feryâdını işittirecek kimseyi bilmiyor. Nihâyetsiz aç, nihâyetsiz susuzdur. İşte, Semere-i Mi'râc olan marziyât-ı İlâhiye ile şu dünya, gayet kerîm bir zâtın misâfirhânesi.. insanlar dahi, onun misâfirleri, memurları.. istikbâl dahi, Cennet gibi güzel, rahmet gibi şirin ve saâdet-i ebediye gibi parlak göründüğü vakit; ne kadar hoş, güzel, şirin bir meyve olduğunu anlarsın...
Makam-ı istimâ'da olan zât, diyor ki: “Cenâb-ı Hakk’a yüz binler hamd ve şükür olsun ki, ilhâddan kurtuldum, Tevhid’e girdim; tamamıyla inandım ve kemâl-i îmânı kazandım.”
Biz de deriz: Ey kardeş! Seni tebrik ediyoruz.. Cenâb-ı Hak bizleri, Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ın şefâatine mazhar etsin. Âmîn...
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى مَنِ انْشَقَّ بِاِشَارَتِهِ الْقَمَرُ وَنَبَعَ مِنْ اَصَابِعِهِ الْمَاءُ كَالْكَوْثَرِ صَاحِبِ الْمِعْرَاجِ وَمَا زَاغَ الْبَصَرُ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلٰى آلِهِ وَاَصْحَابِهِ اَجْمَعينَ مِنْ اَوَّلِ الدُّنْيَا اِلٰى آخِرِ الْمَحْشَرِ
﴿ سُبْحَانَكَ لَاعِلْمَ لَنَٓا اِلَّا مَاعَلَّمْتَنَا اِنَّكَ اَنْتَ الْعَل۪يمُ الْحَك۪يمُ ﴾
﴿ رَبَّنَا تَقَبَّلْ مِنَّا اِنَّكَ اَنْتَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ ﴾﴿ رَبَّنَا لَا تُؤَاخِذْنَٓا اِنْ نَس۪ينَٓا اَوْ اَخْطَاْنَا ﴾﴿ رَبَّنَا لَا تُزِغْ قُلُوبَنَا بَعْدَ اِذْ هَدَيْتَنَا ﴾﴿ رَبَّنَٓا اَتْمِمْ لَنَا نُورَنَا وَاغْفِرْلَنَا اِنَّكَ عَلٰى كُلِّ شَىْءٍ قَد۪يرٌ ﴾﴿ وَآخِرُ دَعْوٰيهُمْ اَنِ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ ﴾
