Birer fıtrî şerîat, birer cilve-i irâde. İrâde-i İlâhî, idare-i ekvânî,
Emirleri şunlardır: Birer birer meyelân, birer birer imtisal, evâmir-i Rabbânî.
Vicdândaki tecellî aynen böyle cilvedir; ki incizab ve cezbe iki musaffâ canı.
İki mücellâ camdır, akseder içinde Cemâl-i Lâyezâlî, hem de nur-u îmânî. ∗∗∗
15. Nübüvvet Beşerde Zarûriyedir
Nübüvvet Beşerde Zarûriyedir
Karıncayı emîrsiz, arıları ya'subsuz bırakmayan Kudret-i Ezeliye; elbette
Beşeri de bırakmaz şerîatsız, nebîsiz. Sırr-ı nizâm-ı âlem, böyle ister elbette. ∗∗∗
16. Meleklerde Mi'râc, İnsanlarda Şakk-ı Kamer Gibidir
Meleklerde Mi'râc, İnsanlarda Şakk-ı Kamer Gibidir
Bir mi'râc-ı kerâmetle melekler, gördüler elhak! Ki müsellem bir nübüvvette muazzam bir velâyet var.
O parlak Zât, Burâk’a binmiş de berk olmuş. Kamervâri serâser, âlem-i nuru da görmüştür.
Şu şehâdet âleminde münteşir insanlara, hissî, büyük bir mu'cize nasıl ki اِنْشَقَّ الْقَمَرُ dir;
Bu mi'râcdır, âlem-i ervâhtaki sâkinlere en büyük bir mu'cize ki, ﴾ سُبْحَانَ الَّذ۪ٓي اَسْرٰى ﴿ dır. ∗∗∗
17. Kelime-i Şehâdet’in Bürhânı, İçindedir
Kelime-i Şehâdet’in Bürhânı, İçindedir
Kelime-i şehâdet.. vardır iki kelâmı. Birbirine şâhiddir, hem delil ve bürhândır.
Birincisi, sâniye bir bürhân-ı limmîdir. İkincisi, evvele bir bürhân-ı innîdir. ∗∗∗
18. Hayat Bir Çeşit Tecellî-i Vahdet’tir
Hayat Bir Çeşit Tecellî-i Vahdet’tir
Hayat bir nur-u vahdettir. Şu kesrette eder tevhid tecellî. Evet, bir cilve-i vahdet eder kesretleri tevhid ve yektâ.
Hayat bir şeyi herşeye eder mâlik... Hayatsız şey, ona nisbet ademdir cümle eşya. ∗∗∗
