İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 103 / 765
103

Zeylin İkinci Parçası

Zeylin İkinci Parçası

Baştaki âyetin mu'cizâne işâret ettikleri dokuz tabaka berâhin-i Haşriye’ye dair “Dokuz Makam”dan “Birinci Makam”:

﴿ فَسُبْحَانَ اللّٰهِ ح۪ينَ تُمْسُونَ وَح۪ينَ تُصْبِحُونَ ❀ وَلَهُ الْحَمْدُ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَعَشِيًّا وَح۪ينَ تُظْهِرُونَ ❀ يُخْرِجُ الْحَىَّ مِنَ الْمَيِّتِ وَيُخْرِجُ الْمَيِّتَ مِنَ الْحَىِّ وَيُحْيِي الْاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا وَكَذٰلِكَ تُخْرَجُونَ ﴾

olan fıkradaki fermân-ı haşre dair buradaki gösterdiği bürhân-ı bâhiri ve hüccet-i kàtıası beyân ve izâh edilecek inşâallâh. (Hâşiye) [^27]

[^27]:(Hâşiye) O makam daha yazılmamış.

OTUZUNCU LEM'ANIN BEŞİNCİ NÜKTESİNİN

DÖRDÜNCÜ REMZİ (∗) [^28]

[^28]:(∗) Hayat mes'elesi haşre münâsebeti için buraya girmiş. Fakat hayatın âhirinde kader rüknüne işâreti pek ince ve derindir.

Hayatın yirmisekizinci hàssasında beyân edilmiştir ki: Hayat îmânın altı erkânına bakıp isbât ediyor. Onların tahakkukuna işâretler ediyor.

Evet, mâdem bu kâinâtın en mühim neticesi ve mâyesi ve hikmet-i hilkati hayattır; elbette o hakikat-i àliye; bu fânî, kısacık, noksan, elemli hayat-ı dünyeviyeye münhasır değildir. Belki, hayatın, yirmidokuz hàssasıyla mâhiyetinin azameti anlaşılan şecere-i hayatın gayesi, neticesi ve o şecerenin azametine lâyık meyvesi; hayat-ı ebediyedir ve hayat-ı uhreviyedir ve taşıyla ve ağacıyla, toprağıyla hayatdâr olan dâr-ı saâdetteki hayattır. Yoksa, bu hadsiz cihâzât-ı mühimme ile techiz edilen hayat şeceresi, zîşuûr hakkında, hususan insan hakkında meyvesiz, fâidesiz, hakikatsiz olmak lâzım gelecek ve sermâyece ve cihâzâtça serçe kuşundan, meselâ; yirmi derece ziyâde ve bu kâinâtın ve zîhayatın en mühim, yüksek ve ehemmiyetli mahlûku olan insan; serçe kuşundan saâdet-i hayat cihetinde, yirmi derece aşağı düşüp, en bedbaht, en zelîl bir bîçâre olacak...

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.