İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 667 / 765
667

Üçüncü Nokta: Hayatın pek mühim bir mâhiyeti ve ehemmiyetli bir vazifesi var. Fakat o bahis, hayat penceresinde ve Yirminci Mektûbun Sekizinci Kelimesi’nde tafsîli geçtiğinden ona havâle edip yalnız bunu ihtar ederiz ki:

Hayatta hissiyat sûretinde kaynayan memzûc nakışlar, pek çok esmâ ve şuûnât-ı zâtiyeye işâret eder. Gayet parlak bir sûrette Hayy-ı Kayyûm’un şuûnât-ı zâtiyesine âyinedârlık eder. Şu sırrın izâhı, Allah’ı tanımayanlara ve daha tam tasdik etmeyenlere karşı zamanı olmadığından kapıyı kapıyoruz.

Otuzikinci Pencere

Otuzikinci Pencere

﴿ هُوَ الَّذ۪ٓي اَرْسَلَ رَسُولَهُ بِالْهُدٰى وَد۪ينِ الْحَقِّ لِيُظْهِرَهُ عَلَى الدّينِ كُلِّه۪ وَكَفٰى بِاللّٰهِ شَه۪يدًا ﴾ ﴿ قُلْ يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اِنّ۪ي رَسُولُ اللّٰهِ اِلَيْكُمْ جَم۪يعًا الَّذ۪ي لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ لَٓااِلٰهَ اِلَّاهُوَ يُحْي۪ي وَيُم۪يتُ ﴾

Şu pencere, semâ-i Risalet’in güneşi, belki güneşler güneşi olan Hazret-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm’ın penceresidir.

Şu gayet parlak ve pek büyük ve çok nurânî pencere; Otuzbirinci Söz olan Mi'râc Risalesi’yle, Ondokuzuncu Söz olan Nübüvvet-i Ahmediye (Aleyhissalâtü Vesselâm) Risalesi’nde ve ondokuz işâretli olan Ondokuzuncu Mektûb’da, ne derece nurânî ve zâhir olduğu isbât edildiğinden, o iki Söz’ü ve o Mektûb’u ve o Mektûbun Ondokuzuncu İşâreti’ni bu makamda düşünüp, sözü onlara havâle edip, yalnız deriz ki:

Tevhidin bir bürhân-ı nâtıkı olan Zât-ı Ahmediye (Aleyhissalâtü Vesselâm) risalet ve velâyet cenâhlarıyla, yani kendinden evvel bütün enbiyânın tevâtürle icmâlarını ve ondan sonraki bütün evliyânın ve asfiyânın icmâkârâne tevâtürlerini tazammun eden bir kuvvetle, bütün hayatında, bütün kuvvetiyle, Vahdâniyet’i gösterip ilân etmiş. Ve Âlem-i İslâmiyet gibi geniş, parlak, nurânî bir pencereyi, mârifetullâha açmıştır. İmâm-ı Gazâlî, İmâm-ı Rabbânî, Muhyiddin-i Arabî, Abdülkadir-i Geylânî gibi milyonlar muhakkìkîn-i asfiyâ ve sıddıkîn, o pencereden bakıyorlar, başkalarına da gösteriyorlar.

Acaba böyle bir pencereyi kapatacak bir perde var mı? Ve onu ittiham edip, bu pencereden bakmayanın aklı var mı? Haydi sen söyle!..

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.