İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 694 / 765
694

Hatâ-yı ekseriyet olur sebeb dâima musîbet-i âmmeye.” Dedim: Beşerin dalâlet-i fikrîsi, Nemrûdâne inâdı,

Fir'avunâne gururu şişti şişti zeminde, yetişti semâvâta. Hem de dokundu hassas sırr-ı hilkate. Semâvâttan indirdi;

Tûfân, tâun misâli, şu harbin zelzelesi; gâvura yapıştırdı semâvî bir silleyi. Demek ki şu musîbet, bütün beşer musîbetiydi.

Nev'en umuma şâmil, bir müşterek sebebi, maddiyûnluktan gelen dalâlet-i fikrîydi. Hürriyet-i hayvanî, hevânın istibdâdı...

Hissemizin sebebi, erkân-ı İslâmî’de ihmal ve terkimizdi. Zîra Hàlık-ı Teâlâ yirmidört saatten bir saati istedi.

Beş vakit namaz için yalnız o saati, bizden yine bizim için emretti, hem istedi. Tenbellikle terkettik, gafletle ihmal oldu.

Şöyle de ceza gördük: Beş senede, yirmidört saatte dâima ta'lim ve meşakkatle tahrîk ve koşturmakla bir nev'i namaz kıldırdı.

Hem senede yalnız bir ay oruç için nefsimizden istedi. Nefsimize acıdık, keffâreten beş sene cebren oruç tutturdu.

Kendi verdiği maldan, kırkından ya onundan birini zekât istedi. Buhl ile hem zulmettik, haramı karıştırdık, ihtiyarla vermedikti.

O da bizden aldırdı müterâkim zekâtı, haramdan da kurtardı. Amel, cins-i cezadır. Ceza, cins-i ameldir. Sâlih amel ikiydi:

Biri müsbet ve ihtiyarî, biri menfî ıztırarî. Bütün âlâm, mesâib, a'mâl-i sâlihadır; lâkin menfîdir, ıztırarî. Hadîs tesellî verdi.

Bu millet-i günahkâr kanıyla abdest aldı. Fiilî bir tevbe etti. Mükâfât-ı âcili, şu milletin humsu dört milyonu çıkardı.

Derece-i velâyet, mertebe-i şehâdet ile gâzilik verdi, günahı sildi. Bu meclis-i àlî-i misâlî, bu sözü tahsin etti.

Ben de birden uyandım, belki yakaza ile yeni yattım. Bence yakaza rüyadır.

Rüya bir nev'i yakazadır. Orada asrın vekili, burada Said-i Nursî... ∗∗∗

49. Cehil, Mecâzı Eline Alsa Hakikat Yapar

Cehil, Mecâzı Eline Alsa Hakikat Yapar

İlmin elinden eğer cehlin eline düşse mecâz, eder inkılâb hakikate, hem açar hurâfâta kapılar.

Küçüklüğümde gördüm ki, hasf olmuştu Kamer. Sordum ben vâlidemden: Dedi: “Yılan yutmuştur.” Dedim: “Neden görünür?”

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.