07. Küçük Şeyler Büyük Şeylerle Merbûttur
Küçük Şeyler Büyük Şeylerle Merbûttur
Sivrisinek gözünü halkeyleyendir mutlaka, Güneş’i hem kehkeşi halkeylemiş.
Pirenin midesini tanzim edendir mutlaka, manzûme-i şemsiyeyi nazmeylemiş.
Gözde rü'yet, midede hem ihtiyacı dercedendir mutlaka, semâ gözüne ziyâ sürmesi çekmiş,
Zemin yüzüne gıdâ sofrası sermiş. ∗∗∗
08. Kâinâtın Nazmında Büyük Bir İ'câz Var
Kâinâtın Nazmında Büyük Bir İ'câz Var
Kâinâtın gör ki; te'lifinde bir i'câz var. Ger bütün esbâb-ı tabîiye bilfarzı'l-muhâl
Ola herbiri muktedir bir fâil-i muhtar. O i'câza karşı nihâyet acz ile bil'imtisal
Ederek secde ki: سُبْحَانَكَ لَا قُدْرَةَ فِينَا رَبَّنَا اَنْتَ الْقَدِيرُ الْاَزَلِىُّ ذُوالْجَلَالِ ∗∗∗
09. Kudrete Nisbet Herşey Müsâvîdir
Kudrete Nisbet Herşey Müsâvîdir
﴿ مَا خَلْقُكُمْ وَلَا بَعْثُكُمْ اِلَّا كَنَفْسٍ وَاحِدَةٍ ﴾
Bir kudret-i zâtiyedir, hem ezelî; acz tahallül edemez.
Onda merâtib olmayıp, mevâni' tedâhül edemez. İsterse küll, isterse cüz' nisbet tefâvüt eylemez.
Çünkü herşey bağlıdır herşey ile. Herşeyi yapamayan bir şeyi de yapamaz. ∗∗∗
10. Kâinâtı Elinde Tutamayan, Zerreyi Halkedemez
Kâinâtı Elinde Tutamayan, Zerreyi Halkedemez
Tesbih gibi nazmeyleyip kaldıracak; arzımızı, şümûsu, nücûmu, hasra gelmez...
Şu fezânın başına hem sînesine takacak öyle kuvvetli ele bir kimse mâlik olmaz;
Dünyada hiçbir şeyde da'vâ-yı halk edip iddia-yı icâd edemez... ∗∗∗
