İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 709 / 765
709

79. Ribâ, İslâm’a Zarar-ı Mutlaktır

Ribâ, İslâm’a Zarar-ı Mutlaktır

Ribâ atâlet verir, şevk-i sa'yi söndürür. Ribânın kapıları hem de onun kapları olan bu bankaların her

Dem nef'i ise, beşerin en fenâ kısmınadır; onlar da gâvurlardır. Gâvurlardaki nef'i en fenâ kısmınadır; onlar da zâlimler, her

Dem zâlimlerdeki nef'i en fenâ kısmınadır; onlar da sefîhlerdir, Âlem-i İslâm’a bir zarar-ı mutlaktır. Mutlak beşer her

Dem refahı, nazar-ı şer'îde yoktur; zîra harbî bir gâvur hürmetsiz, ismetsizdir; demi hederdir her De…...m ∗∗∗

80. Kur'ân, Kendi Kendini Himâye Edip Hâkimiyetini İdâme Eder

(∗) [^19] Kur'ân, Kendi Kendini Himâye Edip Hâkimiyetini İdâme Eder

[^19]: (∗) Otuzbeş sene evvel yazılan bu makam, bu sene yazılmış tarzını gösteriyor. Demek Ramazan bereketiyle yazdırılmış bir nev'i ihbar-ı gaybîdir.

Bir zâtı gördüm ki ye's ile mübtelâ, bedbînlikle hasta idi. Dedi: Ulemâ azaldı, kemiyet keyfiyeti. Korkarız, dinimiz sönecek de bir zaman...

Dedim: Nasıl kâinât söndürülmezse, îmân-ı İslâmî de sönemez. Öyle de, zeminin yüzünde çakılmış mismarlar hükmünde her ân

Olan İslâmî şeâir, dinî minârât, İlâhî maâbid, Şer'î maâlim itfâ olmazsa, İslâmiyet parlayacak ân-be-ân!

Herbir ma'bed, bir muallim olmuş tab'ıyla tabâyie ders verir, her maâlim dahi birer üstad olmuştur; onun lisân-ı hâli eder telkin-i dinî; hatâsız, hem bînisyân.

Herbir şeâir, bir hoca-ı dânâdır, Rûh-u İslâm’ı, dâim enzâra ders veriyor. Mürûr-u a'sâr ile sebeb-i istimrar-ı zaman.

Güyâ tecessüm etmiş envâr-ı İslâmiyet, şeâiri içinde. Güyâ tasallüb etmiş zülâl-i İslâmiyet, maâbidi içinde. Birer sütun-u îmân.

Güyâ tecessüd etmiş Ahkâm-ı İslâmiyet, maâlimi içinde. Güyâ tehaccür etmiş erkân-ı İslâmiyet, avâlimi içinde. Birer sütun-u elmas. Onunla murtabıttır zemin ile âsumân.

Lâsiyyemâ: Bu Kur'ân-ı Hatîb-i Mu'ciz-beyân; dâima tekrar eder bir hutbe-i ezelî, aktâr-ı İslâmî’de kalmamış hiç de bir köy, hem dahi hiçbir mekân:

Nutkunu dinlemesin, ta'limi işitmesin. ﴾ اِنَّا لَهُ لَحَافِظُونَ ﴿ sırrı ile hâfızlıktır pek de büyük bir rütbe. Tilâvet ise, ibâdet-i ins ü cânn.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.