55. Za'f, Hasmı Teşci' Eder. Allah Abdini Tecrübe Eder. Abd Allah’ını Tecrübe Edemez
Za'f, Hasmı Teşci' Eder. Allah Abdini Tecrübe Eder. Abd Allah’ını Tecrübe Edemez
Ey hâif ve hem zaîf! Havf ve za'fın beyhûde, hem senin aleyhinde; te'sirât-ı haricî teşci' eder, celbeder.
Ey vesveseli vehham! Muhakkak bir maslahat, mazarrat-ı mevhûme için fedâ edilmez. Sana lâzım hareke; netice Allah’ındır.
İşine karışılmaz. Allah çeker abdini meydân-ı imtihana “Böyle yaparsan eğer böyle yaparım.” der.
Abd ise hiç yapamaz Allah’ını tecrübe. “Rabbim muvaffak etsin, ben de bunu işlerim.” dese, tecâvüz eder.
İsâ’ya demiş Şeytan: “Mâdem herşeyi O yapar; kader birdir, değişmez. Dağdan kendini at. O da sana ne yapar?”
İsâ dedi: “Ey mel'ûn! Abd edemez Rabbini tecrübe ve imtihan!” ∗∗∗
56. Beğendiğin Şeyde İfrat Etme
Beğendiğin Şeyde İfrat Etme
Bir derdin dermanı, başka derde derd olur. Panzehiri zehir olur. Derman hadden geçerse derd getirir, öldürür. ∗∗∗
57. İnâdın Gözü, Meleği Şeytan Görür
İnâdın Gözü, Meleği Şeytan Görür
İnâdın işi budur: Şeytan yardım ederse birisine “melek” der, rahmeti de okutur.
Muhâlif tarafında eğer meleği görse; libâsını değişmiş, onu şeytan zanneder, adâvet, lânet eder. ∗∗∗
58. Hakkı Bulduktan Sonra Ehakk İçin İhtilâfı Çıkarma
Hakkı Bulduktan Sonra Ehakk İçin İhtilâfı Çıkarma
Ey tâlib-i hakikat, mâdem hakta ittifak, ehakta ihtilâftır. Bazen hak, ehaktan ehaktır. Hem de olur hasen, ahsenden ahsen. ∗∗∗
59. İslâmiyet, Selm ve Müsâlemettir: Dâhilde Nizâ' ve Husûmet İstemez
İslâmiyet, Selm ve Müsâlemettir:
Dâhilde Nizâ' ve Husûmet İstemez
Ey Âlem-i İslâmî! Hayatın ittihâdda. Ger ittihâd istersen düsturun bu olmalı:
“HÜVE'l-HAKKU” yerine “HÜVE HAKKUN” olmalı.
“HÜVE'l-HASEN” yerine “HÜVE'l-AHSEN” olmalı...
