İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 224 / 765
224

Yıldızları Konuşturan Bir Yıldızname

[Bir vakit Barla’da, Çam Dağı’nda yüksek bir mevkide, gecede semânın yüzüne baktım. Gelecek fıkralar birden hutûr etti. Yıldızların lisân-ı hâl ile konuşmalarını hayâlen işittim gibi bu yazıldı. Nazım ve şiir bilmediğim için şiir kaidesine girmedi. Tahattur olduğu gibi yazılmış. Dördüncü Mektûb ile Otuzikinci Söz’ün Birinci Mevkıfı’nın âhirinden alınmıştır.]

YILDIZLARI KONUŞTURAN BİR YILDIZNÂME

Dinle de yıldızları şu hutbe-i şîrînine,

Nâme-i nûrîn-i hikmet, bak ne takrîr eylemiş! ∗ ∗

Hep beraber nutka gelmiş, hak lisânıyla derler:

“Bir Kadîr-i Zülcelâl’in haşmet-i Sultanına, ∗ ∗

Birer bürhân-ı nur-efşânız vücûd-u Sâni'a,

Hem vahdete, hem kudrete şâhidleriz biz! ∗ ∗

Şu zeminin yüzünü yaldızlayan

Nâzenîn mu'cizâtı çün melek seyranına, ∗ ∗

Bu semânın Arz’a bakan, Cennet’e dikkat eden

Binler müdakkik gözleriz biz! (Hâşiye) [^9]

[^9]:(Hâşiye) Yani; Cennet çiçeklerinin fidanlık ve mezraacığı olan zeminin yüzünde hadsiz mu'cizât-ı kudret teşhîr edildiğinden semâvât âlemindeki melâikeler o mu'cizâtı, o hàrikaları temâşâ ettikleri gibi, ecrâm-ı semâviyenin gözleri hükmünde olan yıldızlar dahi, güyâ melâikeler gibi zemin yüzündeki nâzenîn masnûâtı gördükçe Cennet âlemine bakıyorlar. O muvakkat hàrikaları bâkî bir sûrette Cennet'te dahi müşâhede ediyorlar gibi, bir zemine, bir Cennet'e bakıyorlar. Yani; o iki âleme nezâretleri var demektir.

∗ ∗

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.