İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 227 / 765
227

Senin vazifen fahir değil, şükürdür. Sana lâyık olan şöhret değil, tevâzu'dur, hacâlettir. Senin hakkın medih değil istiğfardır, nedâmettir. Senin kemâlin hodbînlik değil, hudâbînliktedir.

Evet sen benim cismimde, âlemdeki tabiata benzersin. İkiniz, hayrı kabûl etmek, şerre merci' olmak için yaratılmışsınız. Yani, fâil ve masdar değilsiniz; belki münfail ve mahalsiniz. Yalnız bir te'siriniz var; o da, hayr-ı mutlaktan gelen hayrı, güzel bir sûrette kabûl etmemenizden şerre sebeb olmanızdır. Hem siz birer perde yaratılmışsınız. Tâ, güzelliği görülmeyen zâhirî çirkinlikler size isnâd edilip Zât-ı Mukaddese-i İlâhiye’nin tenzîhine vesile olasınız. Hâlbuki bütün bütün vazife-i fıtratınıza zıt bir sûret giymişsiniz. Kàbiliyetsizliğinizden hayrı, şerre kalbettiğiniz hâlde, Hàlık’ınızla güyâ iştirâk edersiniz. Demek nefis-perest, tabiat-perest; gayet ahmak, gayet zâlimdir.

Hem deme ki: “Ben mazharım. Güzele mazhar ise, güzelleşir.” Zîra, temessül etmediğinden mazhar değil, memer olursun.

Hem deme ki: “Halk içinde ben intihâb edildim. Bu meyveler benim ile gösteriliyor. Demek bir meziyetim var.” Hayır, hâşâ! Belki herkesten evvel sana verildi; çünkü, herkesten ziyâde sen müflis ve muhtaç ve müteellim olduğundan en evvel senin eline verildi. (Hâşiye) [^1]

[^1]:(Hâşiye) Hakikaten ben de bu münâzarada Yeni Said, nefsini bu derece ilzam ve iskât etmesini çok beğendim ve "Bin Bârekallâh" dedim.

İkinci Nokta

İKİNCİ NOKTA:

﴾ اَحْسَنَ كُلَّ شَىْءٍ خَلَقَهُ ﴿ âyetinin bir sırrını izâh eder. Şöyle ki:

Herşeyde, hattâ en çirkin görünen şeylerde, hakîki bir hüsün ciheti vardır. Evet, kâinâttaki herşey, her hâdise, ya bizzat güzeldir; ona hüsn-ü bizzat denilir. Veya neticeleri cihetiyle güzeldir ki; ona hüsn-ü bilgayr denilir. Bir kısım hâdiseler var ki, zâhirî çirkin, müşevveştir. Fakat o zâhirî perde altında gayet parlak güzellikler ve intizamlar var. Ezcümle:

Bahar mevsiminde fırtınalı yağmur, çamurlu toprak perdesi altında nihâyetsiz güzel çiçek ve muntazam nebâtâtın tebessümleri saklanmış ve güz mevsiminin haşîn tahribâtı, hazîn firâk perdeleri arkasında tecelliyât-ı Celâliye-i Sübhâniye’nin mazharı olan kış hâdiselerinin tazyîkinden ve tâzibinden muhâfaza etmek için nâzdâr çiçeklerin dostları olan nâzenîn hayvancıkları vazife-i hayattan terhis etmekle beraber, o kış perdesi altında nâzenîn taze güzel bir bahara yer ihzar etmektir. Fırtına, zelzele, vebâ gibi hâdiselerin perdeleri altında gizlenen pek çok manevî çiçeklerin

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.