İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 506 / 765
506

#### Birinci Medar

BİRİNCİ MEDÂR: Dikkat edilse, şu kâinâtın umumunda bir nizâm-ı ekmel, bir intizam-ı kasdî vardır. Her cihette reşehât-ı ihtiyar ve lemeât-ı kasd görünür. Hattâ herşeyde bir nur-u kasd, her şe'nde bir ziyâ-yı irâde, her harekette bir lem'a-i ihtiyar, her terkîbde bir şu'le-i hikmet, semerâtının şehâdetiyle nazar-ı dikkate çarpıyor. İşte eğer saâdet-i ebediye olmazsa, şu esâslı nizâm, bir sûret-i zaîfe-i vâhiyeden ibaret kalır. Yalancı, esâssız bir nizâm olur. Nizâm ve intizamın rûhu olan maneviyat ve revâbıt ve niseb, hebâ olup gider. Demek, nizâmı nizâm eden, saâdet-i ebediyedir. Öyle ise; nizâm-ı âlem, saâdet-i ebediyeye işâret ediyor.

#### İkinci Medar

İKİNCİ MEDÂR: Hilkat-i kâinâtta bir hikmet-i tâmme görünüyor. Evet, inâyet-i Ezeliye’nin timsâli olan Hikmet-i İlâhiye, kâinâtın umumunda gösterdiği maslahatların riâyeti ve hikmetlerin iltizamı lisânı ile saâdet-i ebediyeyi ilân eder. Çünkü; saâdet-i ebediye olmazsa, şu kâinâtta bilbedâhe sâbit olan hikmetleri, fâideleri, mükâbere ile inkâr etmek lâzım gelir. Onuncu Sözün Onuncu Hakikati, bu hakikati güneş gibi gösterdiğinden ona iktifâen burada ihtisar ederiz.

#### Üçüncü Medar

ÜÇÜNCÜ MEDÂR: Akıl ve hikmet ve istikrâ' ve tecrübenin şehâdetleri ile sâbit olan hilkat-ı mevcûdâttaki adem-i abesiyet ve adem-i isrâf, saâdet-i ebediyeye işâret eder. Fıtratta isrâf ve hilkatte abesiyet olmadığına delil, Sâni'-i Zülcelâl’in, herşeyin hilkatinde en kısa yolu ve en yakın ciheti ve en hafif sûreti ve en güzel keyfiyeti ihtiyar ve intihâb etmesidir ve bazen bir şeyi, yüz vazife ile tavzif etmesidir ve bir ince şeye bin meyve ve gayeleri takmasıdır. Mâdem isrâf yok ve abesiyet olmaz; elbette saâdet-i ebediye olacaktır. Çünkü; dönmemek üzere adem, herşeyi abes eder, herşey isrâf olur. Umum fıtratta, ezcümle insanda, Fenn-i Menâfiü'l-A'zâ şehâdetiyle sâbit olan adem-i isrâf gösteriyor ki; insanda olan hadsiz isti'dâdât-ı maneviye ve nihâyetsiz âmâl ve efkâr ve müyûlât dahi isrâf edilmeyecektir. Öyle ise; insandaki o esâslı meyl-i tekemmül, bir kemâlin vücûdunu gösterir ve o meyl-i saâdet, saâdet-i ebediyeye namzed olduğunu kat'î olarak ilân eder. Öyle olmazsa insanın mâhiyet-i hakîkiyesini teşkil eden o esâslı maneviyat, o ulvî âmâl, hikmetli mevcûdâtın hilâfına olarak isrâf ve abes olur, kurur, hebâen gider. Şu hakikat, Onuncu Sözün Onbirinci Hakikati’nde isbât edildiğinden kısa kesiyoruz.

#### Dördüncü Medar

DÖRDÜNCÜ MEDÂR: Pekçok nev'ilerde, hattâ gece ve gündüzde, kış ve baharda ve cevv-i havada, hattâ insanın şahıslarında, müddet-i hayatında değiştirdiği bedenler ve mevte benzeyen uyku ile haşir ve neşre benzer birer nev'i kıyâmet, bir kıyâmet-i kübrânın tahakkukunu ihsâs ediyor, remzen haber veriyorlar.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.