İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 32 / 765

Sekizinci Söz

32

Sekizinci Söz

﴿ بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ ﴾

﴿ اللّهُ لا إِلَهَ إِلاَّ هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ  ﴾ ﴿  اِنَّ الدّ۪ينَ عِنْدَ اللّٰهِ الْاِسْلَامُ ﴾

Şu dünya ve dünya içindeki rûh-u insanî ve insanda dinin mâhiyet ve kıymetlerini ve eğer Din-i Hak olmazsa, dünya bir zindân olması ve dinsiz insan, en bedbaht mahlûk olduğunu ve şu âlemin tılsımını açan, rûh-u beşerîyi zulümâttan kurtaran يَا اَللّٰهُ ve لَااِلٰهَ اِلَّااللّٰهُ olduğunu anlamak istersen; şu temsîlî hikâyeciğe bak, dinle:

Eski zamanda iki kardeş uzun bir seyahate beraber gidiyorlar. Gitgide tâ yol ikileşti. O iki yol başında, ciddi bir adam gördüler.

Ondan sordular: “Hangi yol iyidir?”

O dahi onlara dedi ki: “Sağ yolda, kanun ve nizâma tebaiyet mecburiyeti vardır. Fakat o külfet içinde bir emniyet ve saâdet vardır. Sol yolda ise serbestiyet ve hürriyet vardır. Fakat o serbestiyet içinde bir tehlike ve şekàvet vardır. Şimdi intihâbdaki ihtiyar sizdedir.”

Bunu dinledikten sonra güzel huylu kardeş sağ yola تَوَكَّلْتُ عَلَى اللّٰهِ deyip gitti. Ve nizâm ve intizama tebaiyeti kabûl etti. Ahlâksız ve serseri olan diğer kardeş, sırf serbestlik için sol yolu tercih etti. Zâhiren hafif, ma'nen ağır vaziyette giden bu adamı hayâlen takib ediyoruz.

İşte bu adam, dereden tepeden aşıp gitgide tâ hàlî bir sahrâya girdi. Birden müdhiş bir sadâ işitti. Baktı ki; dehşetli bir arslan, meşelikten çıkıp ona hücum ediyor. O da kaçtı. Tâ altmış arşın derinliğinde susuz bir kuyuya rast geldi. Korkusundan kendini içine attı. Yarısına kadar düşüp, elleri bir ağaca rast geldi, yapıştı. Kuyunun duvarında göğermiş olan o ağacın iki kökü var. İki fare; biri beyaz, biri siyah, o iki köke musallat olup kesiyorlar. Yukarıya baktı gördü ki; arslan, nöbetçi gibi kuyunun başında bekliyor. Aşağıya baktı gördü ki; dehşetli bir ejderha içindedir. Başını kaldırmış

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.