İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 231 / 765

Ondokuzuncu Söz

231

Ondokuzuncu Söz

RİSALET-İ AHMEDİYE’YE DAİRDİR

وَمَا مَدَحْتُ مُحَمَّدًا بِمَقَالَتِى ❀ وَلٰكِنْ مَدَحْتُ مَقَالَتِي بِمُحَمَّدٍ

(عَلَيْهِ الصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ)

Evet şu söz güzeldir. Fakat onu güzelleştiren, güzellerin güzeli olan evsâf-ı Muhammediye’dir.

“Ondört Reşehât” ı tazammun eden Ondördüncü Lem'a’nın

Birinci Reşha

BİRİNCİ REŞHASI:

Rabbimizi bize ta'rif eden üç büyük, küllî muarrif var.

Birisi; şu kitab-ı kâinâttır ki, bir nebze şehâdetini onüç lem'a ile Arabî Nur Risalesi’nden Onüçüncü Ders’ten işittik.

Birisi; şu kitab-ı kebîrin âyet-i kübrâsı olan Hâtemü'l-Enbiyâ Aleyhissalâtü Vesselâm’dır.

Birisi de Kur'ân-ı Azîmü'ş-Şân’dır.

Şimdi, şu ikinci bürhân-ı nâtıkî olan Hâtemü'l-Enbiyâ Aleyhissalâtü Vesselâm’ı tanımalıyız, dinlemeliyiz.

Evet, o bürhânın şahs-ı manevîsine bak: Sath-ı arz, bir mescid; Mekke, bir mihrab; Medine, bir minber; o bürhân-ı bâhir olan Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselâm, bütün ehl-i îmâna imâm, bütün insanlara hatîb, bütün enbiyâya reis, bütün evliyâya seyyid; bütün enbiyâ ve evliyâdan mürekkeb bir halka-i zikrin Serzâkiri... Bütün enbiyâ, hayatdâr kökleri; bütün evliyâ, tarâvetdâr semereleri bir şecere-i nurâniyedir ki; herbir da'vâsını, mu'cizâtlarına istinâd eden bütün enbiyâ ve kerâmetlerine i'timâd eden bütün evliyâ tasdik edip imza ediyorlar..

Zîra O, لَااِلٰهَاِلَّااللّٰهُ der, da'vâ eder. Bütün sağ ve sol, yani mâzi ve müstakbel taraflarında saf tutan o nurânî zâkirler, aynı kelimeyi tekrar ederek, icmâ ile ma'nen “SADAKTE VE BİLHAKKI NATAKTE” derler. Hangi vehmin haddi var ki, böyle hesabsız imzalarla te'yid edilen bir müddeâya parmak karıştırsın?

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.