İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 392 / 765
392

﴿ وَلَتَجِدَنَّـهُمْ اَحْرَصَ النَّاسِ عَلٰى حَيٰوةٍ ﴾ ﴿ وَتَرٰى كَث۪يرًا مِنْهُمْ يُسَارِعُونَ فِي الْاِثْمِ وَالْعُدْوَانِ وَاَكْلِهِمُ السُّحْتَ لَبِئْسَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ ﴾ ﴿ وَيَسْعَوْنَ فِي الْاَرْضِ فَسَادًا وَاللّٰهُ لَا يُحِبُّ الْمُفْسِد۪ينَ ﴾ ﴿ وَقَضَيْنَٓا اِلٰى بَن۪ٓي اِسْرَٓائ۪يلَ فِي الْكِتَابِ لَتُفْسِدُنَّ فِي الْاَرْضِ مَرَّتَيْنِ ﴾ ﴿ وَلَاتَعْثَوْا فِي الْاَرْضِ مُفْسِد۪ينَ ﴾

Yahudîlere müteveccih şu iki hükm-ü Kur'ânî, o milletin hayat-ı ictimâiye-i insaniyede dolap hilesiyle çevirdikleri şu iki müdhiş düstur-u umumîyi tazammun eder ki: Hayat-ı ictimâiye-i beşeriyeyi sarsan ve sa'y-i ameli, sermâye ile mübâreze ettirip, fukarayı zenginlerle çarpıştıran muzâaf ribâ yapıp bankaları te'sise sebebiyet veren ve hile ve hud'a ile cem'-i mal eden o millet olduğu gibi, mahrum kaldıkları ve dâima zulmünü gördükleri hükûmetlerden ve gâliblerden intikamlarını almak için her çeşit fesâd komitelerine karışan ve her nev'i ihtilâle parmak karıştıran yine o millet olduğunu ifâde ediyor.

Meselâ: ﴾ فَتَمَنَّوُا الْمَوْتَ ﴿ “Eğer doğru iseniz, mevti isteyiniz. Hiç istemeyeceksiniz.” İşte meclis-i Nebevî’de küçük bir cemâatin cüz'î bir hâdise ünvânıyla, milel-i insaniye içinde hırs-ı hayat ve havf-ı memâtla en meşhûr olan millet-i Yehûd’un tâ kıyâmete kadar lisân-ı hâlleri, mevti istemeyeceğini ve hayat hırsını bırakmayacağını ifâde eder.

Meselâ: ﴾ وَضُرِبَتْ عَلَيْهِمُ الذِّلَّةُ وَالْمَسْكَنَةُ ﴿ Şu ünvânla o milletin mukadderât-ı istikbâliyesini umumî bir sûrette ifâde eder. İşte şu milletin seciyelerinde ve mukadderâtında münderic olan şöyle müdhiş desâtir içindir ki, Kur'ân onlara karşı pek şiddetli davranıyor. Dehşetli sille-i te'dib vuruyor. İşte şu misâllerden kıssa-i Mûsa Aleyhisselâm ve Benî-İsrail’in sâir cüz'lerini ve sâir kıssalarını bu kıssaya kıyâs et. Şimdi şu Dördüncü Işık’taki i'câzî lem'a-i îcâz gibi Kur'ân’ın basit kelimâtlarının ve cüz'î mebhaslarının arkalarında pekçok lemeât-ı i'câziye vardır. Ârife işâret yeter.

##### Beşinci Işık

Beşinci Işık: Kur'ân’ın makàsıd ve mesâil, maânî ve esâlîb ve letâif ve mehâsin cihetiyle câmiiyet-i hàrikasıdır. Evet, Kur'ân-ı Mu'cizü'l-Beyân’ın sûrelerine ve âyetlerine ve hususan sûrelerin fâtihalarına; âyetlerin mebde' ve makta'larına dikkat edilse görünüyor ki: Belâğatların bütün envâ'ını.. fezâil-i kelâmiyenin bütün aksâmını.. ulvî üslûbların

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.