On Yedinci Söz’ün İkinci Makamı
On Yedinci Söz’ün İkinci Makamı (∗) [^1]
[^1]:(∗) Bu İkinci Makam'daki parçalar, şiire benzer, fakat şiir değiller. Kasdî nazmedilmemişler. Belki, hakikatlerin kemâl-i intizamı cihetinde bir derece manzûm sûretini almışlar
Bırak bîçâre feryâdı, belâdan gel tevekkül kıl.
Zîra feryâd; belâ-ender, hatâ-ender, belâdır bil. ∗∗∗
Belâ vereni buldunsa, atâ-ender, safâ-ender, belâdır bil.
Bırak feryâdı, şükür kıl, mânend-i belâbil, demâ keyfinden güler hep gül-mül. ∗∗∗
Ger bulmazsan; bütün dünya cefâ-ender, fenâ ender, hebâdır bil.
Cihan dolu belâ başında varken, ne bağırırsın küçük bir belâdan, gel tevekkül kıl. ∗∗∗
Tevekkül ile belâ yüzünde gül, tâ o da gülsün.
O güldükçe küçülür, eder tebeddül. ∗∗∗
Bil ey hodgâm, bu dünyada saâdet, terk-i dünyada..
Hudâbîn isen, o kâfîdir, bıraksan da bütün eşya lehinde. ∗∗∗
Ger hodbîn isen, helâkettir, ne yaparsan bütün eşya aleyhinde.
Demek terki gerektir, her iki hâlde bu dünyada. ∗∗∗
Terki demek: Hudâ mülkü, O’nun izni, O’nun nâmıyla bakmakta…
Ticâret istiyorsan ger, şu fânî ömrünü bâkîye tebdilde. ∗∗∗
Eğer nefsine tâlib isen, çürüktür, hem temelsiz de..
Eğer âfâkı ister isen, fenâ damgası üstünde. ∗∗∗
Demek değmez ki alınsa, çürük maldır hep bu çarşıda.
Öyle ise, geç.. İyi mallar dizilmiş arkasında... ∗∗∗
