İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 631 / 765
631

#### Sekizinci İşaret

SEKİZİNCİ İŞÂRET: Dünyada, dünyanın Âhiret mezraası ve Esmâ-i İlâhiye âyinesi olan iki güzel yüzüne karşı mütefekkirâne muhabbetin uhrevî neticesi; dünya kadar, fakat fânî dünya gibi fânî değil, bâkî bir Cennet verilecektir. Hem dünyada yalnız zaîf gölgeleri gösterilen esmâ, o Cennet’in âyinelerinde en şa'şaalı bir sûrette gösterilecektir.

Hem dünyayı, mezraa-i Âhiret yüzünde sevmenin neticesi; dünyayı fidanlık, yani; ancak fidanları bir derece yetiştiren, küçük bir mezraası hükmünde olacak öyle bir Cennet’i verecek ki; dünyada havâs ve hissiyat-ı insaniye, küçük fidanlar olduğu hâlde, Cennet’te en mükemmel bir sûrette inkişaf ve dünyada tohumcuklar hükmünde olan isti'datları, envâ'-ı lezâiz ve kemâlât ile sünbüllenecek sûrette ona verileceği, rahmetin ve hikmetin muktezâsı olduğu gibi, Hadîs’in nusûsuyla ve Kur'ân’ın işârâtıyla sâbittir.

Hem mâdem, dünyanın, her hatânın başı olan mezmûm muhabbeti değil, belki esmâya ve Âhiret’e bakan iki yüzünü, esmâ ve Âhiret için sevmiş ve ibâdet-i fikriye ile o yüzleri mâmur etmiş; güyâ bütün dünyasıyla ibâdet etmiş; elbette dünya kadar bir mükâfât alması, muktezâ-yı rahmet ve hikmettir.

Hem mâdem Âhiret’in muhabbetiyle onun mezraasını sevmiş ve Cenâb-ı Hakk’ın muhabbetiyle âyine-i esmâsını sevmiş; elbette dünya gibi bir mahbûb ister. O da, dünya kadar bir Cennet’tir.

Suâl: O kadar büyük ve hàlî bir Cennet neye yarar?

Elcevab: Nasıl ki; eğer mümkün olsa idi, hayâl sür'atiyle zeminin aktârını ve yıldızların ekserini gezsen, “Bütün âlem benimdir.” diyebilirsin. Melâike ve insan ve hayvanların iştirâkleri, senin o hükmünü bozmaz. Öyle de; o Cennet dahi dolu olsa, “O Cennet benimdir.” diyebilirsin. Hadîs’te, “Bazı ehl-i Cennet’e verilen beşyüz senelik bir Cennet” sırrı, Yirmisekizinci Söz’de ve İhlâs Lem'ası’nda beyân edilmiştir.

#### Dokuzuncu İşaret

DOKUZUNCU İŞÂRET: Îmân ve muhabbetullâhın neticesi, ehl-i keşf ve tahkîkin ittifakıyla; dünyanın bin sene hayat-ı mes'ûdânesi, bir saatine değmeyen Cennet hayatı.. ve Cennet hayatının dahi bin senesi, bir saat müşâhedesine değmeyen bir kudsî, münezzeh cemâl ve kemâl sâhibi olan Zât-ı Zülcelâl’in müşâhedesi, rü'yetidir ki; (Hâşiye) [^11] hadîs-i kat'î ile ve Kur'ân’ın nassıyla sâbittir.

[^11]: (Hâşiye) Hadîs'in nassıyla: "O şühûd, bütün lezâiz-i Cennet'in o derece fevkındedir ki, onları unutturur. Ve şühûddan sonra ehl-i şühûdun hüsn-ü cemâli o derece fazlalaşır ki; döndükleri vakit, saraylarındaki aileleri çok dikkat ile zor ile onları tanıyabilirler." Hadîs'te vârid olmuştur.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.