İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 111 / 765
111

Zeylin Dördüncü Parçası

Zeylin Dördüncü Parçası

﴿ قَالَ مَنْ يُحْيِي الْعِظَامَ وَهِىَ رَم۪يمٌ ❀ قُلْ يُحْي۪يهَا الَّذ۪ٓي اَنْشَاَهَٓا اَوَّلَ مَرَّةٍ وَهُوَ بِكُلِّ خَلْقٍ عَل۪يمٌ ﴾

Yani, insan der: “Çürümüş kemikleri kim diriltecek?” Sen, de: “Kim onları bidâyeten inşâ edip hayat vermiş ise O diriltecek!”

Onuncu Sözün Dokuzuncu Hakikati’nin Üçüncü Temsîli’nde tasvir edildiği gibi, bir zât göz önünde bir günde yeniden büyük bir orduyu teşkil ettiği hâlde, biri dese: “Şu zât, efrâdı istirahat için dağılmış olan bir taburu bir boru ile toplar, tabur nizâmı altına getirebilir.” Sen ey insan, desen: “İnanmam.” Ne kadar divânece bir inkâr olduğunu bilirsin.

Aynen onun gibi; hiçlikten, yeniden ordu-misâl bütün hayvanat ve sâir zîhayatın, tabur-misâl cesedlerini kemâl-i intizamla ve mîzan-ı hikmetle o bedenlerin zerrâtını ve letâifini emr-i ﴾ كُنْ فَيَكُونُ ﴿ ile kaydedip yerleştiren ve her karnda, hattâ her baharda rû-yi zeminde yüz binler ordu-misâl zevi'l-hayatın envâ'larını ve tâifelerini icâd eden bir Zât-ı Kadîr-i Alîm, tabur-misâl bir cesedin nizâmı altına girmekle birbiriyle tanışan zerrât-ı esâsiye ve eczâ-i asliyeyi, bir sayha ile Sûr-u İsrâfil’in borusuyla nasıl toplayabilir? İstib'âd sûretinde denilir mi? Denilse, eblehçesine bir divâneliktir.

Hem, Kur'ân kâh oluyor ki; Cenâb-ı Hakk’ın âhirette hàrika ef'âllerini kalbe kabûl ettirmek için, ihzariye hükmünde ve zihni tasdike müheyyâ etmek için, bir i'dâdiye sûretinde, dünyadaki acâib ef'âlini zikreder. Veyâhut, istikbâlî ve uhrevî olan ef'âl-i acîbe-i İlâhiye’yi öyle bir sûrette zikreder ki, meşhûdumuz olan çok nazîreleriyle onlara kanâatimiz gelir.

Meselâ: ﴾ اَوَلَمْ يَرَ الْاِنْسَانُ اَنَّاخَلَقْنَاهُ مِنْ نُطْفَةٍ فَاِذَا هُوَخَص۪يمٌ مُب۪ينٌ ﴿ tâ, sûrenin âhirine kadar... İşte şu bahiste Haşir mes'elesinde Kur'ân-ı Hakîm Haşr’i isbât için yedi-sekiz sûrette, muhtelif bir tarzda isbât ediyor.

Evvelâ; neş'e-i ûlâyı nazara verir, der ki: “Nutfeden alakaya, alakadan mudğaya, mudğadan tâ hilkat-ı insaniyeye kadar olan neş'etinizi

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.