İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 357 / 765
357

Ve şu âlem-i insaniyetin mürebbîsi...

Ve insaniyet-i kübrâ olan İslâmiyet’in mâ ve ziyâsı...

Ve nev'-i beşerin hikmet-i hakîkiyesi...

Ve insaniyeti saâdete sevkeden hakîki mürşidi ve hâdîsi...

Ve insana, hem bir kitab-ı şerîat, hem bir kitab-ı duâ, hem bir kitab-ı hikmet, hem bir kitab-ı ubûdiyet, hem bir kitab-ı emir ve dâvet, hem bir kitab-ı zikir, hem bir kitab-ı fikir...

Hem bütün insanın bütün hâcât-ı maneviyesine merci' olacak çok kitapları tazammun eden tek, câmi' bir kitab-ı mukaddestir.

Hem bütün evliyâ ve sıddıkîn ve urefa ve muhakkìkînin muhtelif meşreblerine ve ayrı ayrı mesleklerine, herbirindeki meşrebin mezâkına lâyık ve o meşrebi tenvir edecek ve herbir mesleğin mesâkına muvâfık ve onu tasvir edecek birer risale ibraz eden mukaddes bir kütübhâne hükmünde bir kitab-ı semâvîdir.

İkinci Cüz

İKİNCİ CÜZ' VE TETİMME-İ TA'RİF:

Kur'ân, Arş-ı A'zam’dan, İsm-i A'zam’dan, her ismin mertebe-i a'zamından geldiği için, “Onikinci Söz” de beyân ve isbât edildiği gibi;

Kur'ân; bütün âlemlerin Rabbi itibariyle Allah’ın kelâmıdır.

Hem bütün mevcûdâtın İlâh’ı ünvânıyla Allah’ın fermânıdır.

Hem bütün semâvât ve arzın Hàlık’ı nâmına bir hitâptır.

Hem Rubûbiyet-i mutlaka cihetinde bir mükâlemedir.

Hem saltanat-ı âmme-i Sübhâniye hesabına bir hutbe-i ezeliyedir.

Hem Rahmet-i vâsia-i muhîta nokta-i nazarında bir defter-i iltifatât-ı Rahmâniye’dir.

Hem Ulûhiyet’in azamet-i haşmeti haysiyetiyle, başlarında bazen şifre bulunan bir muhâbere mecmuasıdır.

Hem İsm-i A'zam’ın muhîtinden nüzûl ile Arş-ı A'zam’ın bütün muhâtına bakan ve teftiş eden hikmet-feşân bir kitab-ı mukaddestir.

Ve şu sırdandır ki; “Kelâmullâh” ünvânı, kemâl-i liyâkatle, Kur'ân’a verilmiş ve dâima da veriliyor.

Kur'ân’dan sonra, sâir enbiyânın kütüb ve suhufları derecesi gelir. Sâir nihâyetsiz Kelimât-ı İlâhiye’nin ise, bir kısmı dahi; hàs bir itibarla, cüz'î bir ünvân ile, hususî bir tecellî ile, cüz'î bir isim ile ve hàs bir Rubûbiyet ile ve mahsûs bir saltanat ile ve hususî bir Rahmet ile zâhir olan ilhâmât sûretinde bir mükâlemedir. Melek ve beşer ve hayvanatın ilhâmları, külliyet ve hususiyet itibariyle çok muhteliftir.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.