İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 390 / 765
390

başıboş kalıp, ademe gidip saklanılmaz. Vazifesiz olup kabre girip uyandırılmamak üzere rahat yatamazsınız.”

Sonra o da'vânın bir deliline işâret eder: ﴾ اَلشَّجَرِ الْاَخْضَرِ ﴿ kelimesiyle remzen der: “Ey haşri inkâr eden adam!.. Ağaçlara bak!.. Kışta ölmüş, kemikler gibi hadsiz ağaçları baharda dirilten, yeşillendiren, hattâ herbir ağaçta yaprak ve çiçek ve meyve cihetiyle üç haşrin nümûnelerini gösteren bir Zât’a karşı inkâr ile, istib'âd ile kudretine meydân okunmaz!”

Sonra bir delile daha işâret eder, der: “Size ağaç gibi kesif, sakîl karanlıklı bir maddeden ateş gibi latîf, hafif, nurânî bir maddeyi çıkaran bir Zât’tan, odun gibi kemiklere ateş gibi bir hayat ve nur gibi bir şuûr vermeyi nasıl istib'âd ediyorsunuz!”

Sonra bir delile daha tasrîh eder der ki: “Bedevîler için kibrit yerine ateş çıkaran meşhûr ağacın, yeşil iken iki dalı birbirine sürüldüğü vakit ateşi yaratan ve rutûbetiyle yeşil ve harâretiyle kuru gibi iki zıt tabiatı cem'edip, onu buna menşe' etmekle herbir şey hattâ anâsır-ı asliye ve tabâyi-i esâsiye, O’nun emrine bakar, O’nun kuvvetiyle hareket eder. Hiçbirisi başıboş olup tabiatıyla hareket etmediğini gösteren bir Zât’tan, topraktan yapılan ve sonra toprağa dönen insanı, topraktan yeniden çıkarması istib'âd edilmez. İsyan ile O’na meydân okunmaz.”

Sonra Hazret-i Mûsa Aleyhisselâm’ın şecere-i meşhûresini hâtıra getirmekle şu da'vâ-yı Ahmediye Aleyhissalâtü Vesselâm, Mûsa Aleyhisselâm’ın dahi da'vâsıdır. Enbiyânın ittifakına hafî bir îmâ edip şu kelimenin îcâzına bir letâfet daha katar.

##### Dördüncü Işık

Dördüncü Işık: Îcâz-ı Kur'ânî, o derece câmi' ve hàrıktır. Dikkat edilse görünüyor ki: Bazen bir denizi bir ibrikte gösteriyor gibi pek geniş ve çok uzun ve küllî düsturları ve umumî kanunları, basit ve âmî fehimlere merhameten, basit bir cüz'üyle, hususî bir hâdise ile gösteriyor. Binler misâllerinden yalnız iki misâline işâret ederiz.

Birinci misâl: Yirminci Sözün Birinci Makamı’nda tafsîlen beyân olunan üç âyettir ki, şahs-ı Âdem’e ta'lim-i Esmâ ünvânıyla nev'-i Benî Âdem’e ilhâm olunan bütün ulûm ve fünûnun ta'limini ifâde eder ve Âdem’e, melâikenin secde etmesi ve şeytanın etmemesi hâdisesiyle nev'-i insana semekten meleğe kadar ekser mevcûdât musahhar olduğu gibi, yılandan şeytana kadar muzır mahlûkatın dahi ona itâat etmeyip düşmanlık ettiğini ifâde ediyor. Hem kavm-i Mûsa (A.S.) bir bakarayı, bir ineği kesmekle

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.