İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 507 / 765
507

Evet, meselâ; haftalık bizim saatimizin sâniye ve dakika ve saat ve günlerini sayan çarklarına benzeyen Allah’ın dünya denilen büyük saatindeki yevm, sene, ömr-ü beşer, deverân-ı dünya, birbirine mukaddime olarak birbirinden haber veriyor, döner işlerler. Geceden sonra sabahı, kıştan sonra baharı işledikleri gibi mevtten sonra subh-u kıyâmet, o destgâhtan, o saat-ı uzmâdan çıkacağını remzen haber veriyorlar.

Bir şahsın müddet-i ömründe başına gelmiş birçok kıyâmet çeşitleri vardır. Her gece bir nev'i ölmekle, her sabah bir nev'i dirilmekle emârât-ı haşrî gördüğü gibi, beş-altı senede bil'ittifak bütün zerrâtını değiştirerek, hattâ bir senede iki defa tedrîcî bir kıyâmet ve haşir taklidini görmüş. Hem, hayvan ve nebât nev'ilerinde üçyüz binden ziyâde haşir ve neşir ve kıyâmet-i nev'iyeyi her baharda müşâhede ediyor. İşte bu kadar emârât ve işârât-ı haşriye ve bu kadar alâmât ve rumûzât-ı neşriye elbette kıyâmet-i kübrânın tereşşuhâtı hükmünde o haşre işâret ediyorlar.

Bir Sâni'-i Hakîm tarafından nev'ilerde böyle kıyâmet-i nev'iyeyi, yani bütün nebâtât köklerini ve bir kısım hayvanları aynen baharda ihyâ etmek ve yaprakları ve çiçekleri ve meyveleri gibi sâir bir kısım şeyleri aynıyla değil, misliyle iâde ederek bir nev'i haşir ve neşir yapmak; herbir şahs-ı insanîde kıyâmet-i umumiye içinde bir kıyâmet-i şahsiyeye delil olabilir. Çünkü; insanın bir tek şahsı, başkasının bir nev'i hükmündedir. Zîra fikir nuru, insanın âmâline ve efkârına öyle bir genişlik vermiş ki, mâzi ve müstakbeli ihâta eder. Dünyayı dahi yutsa tok olmaz. Sâir nev'ilerde ferdlerin mâhiyeti cüz'iyedir; kıymeti, şahsiyedir; nazarı, mahduttur; kemâli, mahsurdur; lezzeti ve elemi, ânîdir. Beşerin ise, mâhiyeti ulviyedir; kıymeti gâliyedir; nazarı, âmmdır; kemâli, hadsizdir; manevî lezzeti ve elemi, kısmen dâimîdir. Öyle ise; bilmüşâhede sâir nev'ilerde tekerrür eden bir çeşit kıyâmetler, haşirler; şu kıyâmet-i kübrâ-yı umumiyede her şahs-ı insanî aynıyla iâde edilerek haşredilmesine remz eder, haber verir. Onuncu Sözün Dokuzuncu Hakikati’nde iki kere iki dört eder derecesinde kat'iyyet ile isbât edildiğinden burada ihtisar ederiz.

#### Beşinci Medar

BEŞİNCİ MEDÂR: Beşerin cevher-i rûhunda dercedilmiş gayr-ı mahdûd isti'dâdât ve o isti'dâdâtta mündemic olan gayr-ı mahsur kàbiliyetler ve o kàbiliyetlerden neş'et eden hadsiz meyiller ve o hadsiz meyillerden hâsıl olan nihâyetsiz emeller ve o nihâyetsiz emellerden tevellüd eden gayr-ı mütenâhî efkâr ve tasavvurât-ı insaniye, şu âlem-i şehâdetin arkasında bulunan saâdet-i ebediyeye elini uzatmış, ona gözünü dikmiş, o tarafa müteveccih olmuş olduğunu ehl-i tahkîk görüyor.

İşte hiç yalan söylemeyen fıtrat ve fıtrattaki şu kat'î ve şedîd ve sarsılmaz meyl-i saâdet-i ebediye, saâdet-i ebediyenin tahakkukuna dair vicdâna bir hads-i kat'î veriyor.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.