İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 14 / 765
14

mu'tedil kısmı “Lâ mevcûde illâ Hû” bu sırra binâen, bu delâletin vuzûhuna ve bu münâsebetin kemâline bir ünvân olarak demişler.

اَللّٰهُمَّ يَا رَحْمٰنُ يَا رَحِيمُ بِحَقِّ بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ اِرْحَمْنَا كَمَا يَلِيقُ بِرَحِيمِيَّتِكَ وَفَهِّمْنَا اَسْرَارَ بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ كَمَا يَلِيقُ بِرَحْمَانِيَّتِكَ آمِينَ

Altıncı Sır

ALTINCI SIR: Ey hadsiz acz ve nihâyetsiz fakr içinde yuvarlanan bîçâre insan! Rahmet ne kadar kıymetdâr bir vesile ve ne kadar makbûl bir şefâatçi olduğunu bununla anla ki: O Rahmet, öyle bir Sultan-ı Zülcelâl’e vesiledir ki, yıldızlarla zerrât beraber olarak kemâl-i intizam ve itâatle –beraber– ordusunda hizmet ediyorlar. Ve o Zât-ı Zülcelâl’in ve o Sultan-ı Ezel ve Ebed’in istiğnâ-i Zâtî’si var. Ve istiğnâ-i mutlak içindedir. Hiçbir cihetle kâinâta ve mevcûdâta ihtiyacı olmayan bir Ganiyy-i ale'l-Itlâk’tır. Ve bütün kâinât taht-ı emir ve irâdesinde ve heybet ve azameti altında nihâyet itâatte, celâline karşı tezellüldedir.

İşte Rahmet, seni –Ey insan!– o Müstağnî-i Ale'l-ıtlâk’ın ve Sultan-ı Sermedî’nin huzuruna çıkarır ve O’na dost yapar. Ve O’na muhâtab eder. Ve sevgili bir abd vaziyetini verir. Fakat, nasıl sen güneşe yetişemiyorsun, çok uzaksın, hiçbir cihetle yanaşamıyorsun. Fakat güneşin ziyâsı, güneşin aksini, cilvesini senin âyinen vâsıtasıyla senin eline verir. Öyle de: O Zât-ı Akdes’e ve o Şems-i Ezel ve Ebed’e biz çendan nihâyetsiz uzağız, yanaşamayız; fakat O’nun ziyâ-yı Rahmet’i, O’nu bize yakın ediyor.

İşte ey insan! Bu Rahmet’i bulan, ebedî tükenmez bir hazine-i nur buluyor. O hazineyi bulmasının çaresi: Rahmet’in en parlak bir misâli ve mümessili ve o Rahmet’in en belîğ bir lisânı ve dellâlı olan ve Rahmeten li'l-âlemîn ünvânıyla Kur'ân’da tesmiye edilen Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ın sünnetidir ve tebaiyetidir. Ve bu Rahmeten li'l-âlemîn olan Rahmet-i mücessemeye vesile ise, Salavât’tır. Evet, Salavât’ın mânâsı Rahmet’tir. Ve o zîhayat mücessem Rahmet’e, rahmet duâsı olan Salavât ise; o Rahmeten li'l-âlemîn’in vusûlüne vesiledir. Öyle ise; sen Salavât’ı kendine, o Rahmeten li'l-âlemîn’e vesile yap ve o Zât’ı da Rahmet-i Rahmân’a vesile ittihàz et.

Umum ümmetin Rahmeten li'l-âlemîn olan Aleyhissalâtü Vesselâm hakkında hadsiz bir kesretle Rahmet mânâsıyla Salavât getirmeleri,

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.