İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 695 / 765
695

Dedi: “Orada yılanlar böyle nîm-şeffâf olur.” İşte böyle bir mecâz hakikat zannedilmiş. Medâr-ı Şems ve Kamer

Tekàtu' noktaları olan re's ve zenebde Arz’ın haylûletiyle bir emr-i İlâhi’yle münhasif olur Kamer.

İki kavs-i mevhûme tinnîneyn yâdedilmiş, hayâlî bir teşbih ile isim, müsemmâ olmuş. Tinnîn ise yılandır. ∗∗∗

50. Mübâlağa, Zemm-i Zımnîdir

Mübâlağa, Zemm-i Zımnîdir

Hangi şeyi vasfetsen olduğu gibi vasfet. Medhin mübâlağası bence zemm-i zımnîdir. İhsân-ı İlâhî’den fazla ihsân, ihsân değildir. ∗∗∗

51. Şöhret Zâlimedir

Şöhret Zâlimedir

Şöhret bir müstebiddir; sâhibine mal eder başkasının malını. Meşhûr Hoca Nasreddin letâifi içinde, zekâtı, asıl malı.. (1) [^12]

[^12]: (1) Yani, onda biri.

Rüstem-i Sistanî, onun hayâl-i şânı gâret etti bir asır mefâhir-i İranî. Gasb ve gâretle şişti o nâmdâr hayâli,

Hurâfâta karıştı, attı nev'-i insanî. ∗∗∗

52. Din ile Hayat Kàbil-i Tefrik Olduğunu Zannedenler Felâkete Sebebdirler

Din ile Hayat Kàbil-i Tefrik Olduğunu Zannedenler Felâkete Sebebdirler

Şu Jön Türk’ün hatâsı; bilmedi o bizdeki din hayatın esâsı. Millet ve İslâmiyet ayrı ayrı zannetti.

Medeniyet; müstemir, müstevlî vehmeyledi. Saâdet-i hayatı içinde görüyordu. Şimdi zaman gösterdi,

Medeniyet sistemi (∗)[^13] bozuktu, hem muzırdı; tecrübe-i kat'iyye bize bunu gösterdi.

[^13]:(∗) Tam bir işâret-i gaybiyedir. Sekerâtta olan dinsiz, zâlim medeniyete bakıyor.

Din hayatın hayatı, hem nuru, hem esâsı. İhyâ-yı din ile olur şu milletin ihyâsı. İslâm bunu anladı...

Başka dinin aksine, dinimize temessük derecesi nisbeten milletin terakkîsi. İhmali nisbetinde idi,

Milletin tedennîsi. Tarihî bir hakikat, ondan olmuş tenâsî...