İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 463 / 765
463

Zeyl

Zeyl

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ

[Bu küçücük zeylin büyük bir ehemmiyeti var. Herkese menfaatlidir.]

Cenâb-ı Hakk’a vâsıl olacak tarîkler pek çoktur. Bütün hak tarîkler Kur'ân’dan alınmıştır. Fakat tarîkatların bazısı, bazısından daha kısa, daha selâmetli, daha umumiyetli oluyor. O tarîkler içinde, kàsır fehmimle Kur'ân’dan istifade ettiğim “Acz ve fakr ve şefkat ve tefekkür” tarîkidir.

Evet, acz dahi aşk gibi, belki daha eslem bir tarîktir ki, ubûdiyet tarîkiyle mahbûbiyete kadar gider. Fakr dahi, Rahmân ismine îsâl eder. Hem şefkat dahi aşk gibi, belki daha keskin ve daha geniş bir tarîktir ki, Rahîm ismine îsâl eder. Hem tefekkür dahi aşk gibi, belki daha zengin, daha parlak, daha geniş bir tarîktir ki, Hakîm ismine îsâl eder.

Şu tarîk, hafî tarîkler misillû, “Letâif-i Aşere” gibi on hatve değil ve tarîk-ı cehriye gibi –Nüfûs-u Seb'a– yedi mertebeye atılan adımlar değil, belki “Dört Hatve” den ibarettir. Tarîkattan ziyâde hakikattir, Şerîattır. Yanlış anlaşılmasın, acz ve fakr ve kusurunu Cenâb-ı Hakk’a karşı görmek demektir. Yoksa onları yapmak veya halka göstermek demek değildir. Şu kısa tarîkin evrâdı: İttibâ'-ı sünnettir, ferâizi işlemek, kebâiri terketmektir. Ve bilhassa namazı ta'dil-i erkân ile kılmak, namazın arkasındaki tesbihâtı yapmaktır.

Birinci hatveye: ﴾ فَلَا تُزَكُّٓوا اَنْفُسَكُمْ ﴿ âyeti işâret ediyor.

İkinci hatveye: ﴾ وَلَا تَكُونُوا كَالَّذ۪ينَ نَسُوا اللّٰهَ فَاَنْسٰيهُمْ اَنْفُسَهُمْ ﴿ âyeti işâret ediyor.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.