İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 665 / 765
665

ilân eder. Gitgide, tâ en büyük mürekkebe kadar nisbeti, vazifesi, hizmeti itibariyle Sâni'-i Hakîm’in vücûb-u vücûduna ve ihtiyarına ve irâdesine şehâdet eder. Çünkü; bir şeyi, bütün mürekkebâta hikmetli münâsebetleri muhâfaza sûretinde yerleştiren, bütün o mürekkebâtın Hàlık’ı olabilir. Demek bir tek şey binler lisânlarla O’na şehâdet eder hükmündedir. İşte kâinâtın mevcûdâtı kadar değil, belki mevcûdâtın sıfât ve mürekkebâtı adedince imkânât noktasından da Vâcibü'l-Vücûd’un vücûduna karşı şehâdetler geliyor...

İşte ey gâfil! Kâinâtı dolduran bu şehâdetleri, bu sadâları işitmemek.. ne derece sağır ve akılsız olmak lâzım geliyor? Haydi sen söyle!..

Otuzbirinci Pencere

Otuzbirinci Pencere

﴿ لَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ ف۪ٓي اَحْسَنِ تَقْو۪يمٍ ﴾

﴿ وَفِي الْاَرْضِ آيَاتٌ لِلْمُوقِن۪ينَ ❀ وَف۪ٓي اَنْفُسِكُمْ اَفَلَا تُبْصِرُونَ ﴾

Şu pencere, insan penceresidir ve enfüsîdir. Ve enfüsî cihetinde şu pencerenin tafsilâtını binler muhakkìkîn-i evliyânın mufassal kitaplarına havâle ederek, yalnız feyz-i Kur'ân’dan aldığımız birkaç esâsa işâret ederiz. Şöyle ki:

“Onbirinci Söz” de beyân edildiği gibi; “İnsan, öyle bir nüsha-i câmiadır ki, Cenâb-ı Hak, bütün esmâsını, insanın nefsi ile insana ihsâs ediyor.” Tafsilâtını başka Söz’lere havâle edip yalnız “Üç Nokta” yı göstereceğiz.

Birinci Nokta: İnsan, üç cihetle Esmâ-i İlâhiye’ye bir âyinedir.

Birinci Vecih: Gecede zulümât, nasıl nuru gösterir. Öyle de, insan za'f ve acziyle, fakr ve hâcâtıyla, naks ve kusuru ile, bir Kadîr-i Zülcelâl’in kudretini, kuvvetini, gınâsını, rahmetini bildiriyor ve hâkezâ... Pek çok evsâf-ı İlâhiye’ye bu sûretle âyinedârlık ediyor. Hattâ hadsiz aczinde ve nihâyetsiz za'fında, hadsiz a'dâsına karşı bir nokta-i istinâd aramakla, vicdân dâima Vâcibü'l-Vücûd’a bakar. Hem nihâyetsiz fakrında, nihâyetsiz hâcâtı içinde, nihâyetsiz maksadlara karşı bir nokta-i istimdâd aramağa mecbur olduğundan, vicdân dâima o noktadan bir Ganiyy-i Rahîm’in dergâhına dayanır; duâ ile el açar. Demek her vicdânda şu nokta-i istinâd ve nokta-i istimdâd cihetinde iki küçük pencere, Kadîr-i Rahîm’in bârgâh-ı rahmetine açılır, her vakit onunla bakabilir.

İkinci Vecih Âyinedârlık ise: İnsana verilen nümûneler nev'inden cüz'î ilim, kudret, basar, sem', mâlikiyet, hâkimiyet gibi cüz'iyât ile, kâinât

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.