İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 612 / 765
612

tanzim, tasvir, teşkil fiillerini iktiza ediyor; “Musavvir ve Mukaddir” isimlerini masnû'un hey'etiyle, şekliyle okutturur, gösterir.

İşte, Sâni'-i Zülcelâl, bütün masnûâtını öyle bir tarzda yapmış ki; ekserîsi, hususan zîhayat kısmı, çok Esmâ-i İlâhiye’yi okutturur. Güyâ herbir masnû'una ayrı ayrı, birbiri üstünde yirmi gömlek giydirmiş, yirmi perdeye sarmış. Her gömlekte, her perdede ayrı ayrı esmâsını yazmış. Meselâ; temsîlde gösterildiği gibi; tek güzel bir çiçekle, insanın kısm-ı sânîsinden bir ferd-i hasnânın, yalnız zâhirî hilkatlerinde, çok sahifeler vardır. Başka büyük ve küllî masnûâtı, o iki cüz'î misâle kıyâs et.

Birinci sahife: Umumî şekil ve mikdarını gösteren hey'ettir ki: “Yâ Musavvir, yâ Mukaddir, yâ Munazzım!” isimlerini yâdeder.

İkinci sahife: Sûretlerinde ayrı ayrı a'zâların inkişafıyla hâsıl olan çiçek ve insanın basit hey'etidir ki: O sahifede “Alîm, Hakîm” isimleri gibi çok isimler yazılıyor.

Üçüncü sahife: O iki mahlûkun ayrı ayrı a'zâlarına, ayrı ayrı hüsün ve zînet vermekle, o sahifede “Sâni' ve Bârî” isimleri gibi çok isimler yazılıyor.

Dördüncü sahife: Öyle bir zînet ve hüsün, o iki masnû'a veriliyor ki; güyâ lütûf ve kerem, tecessüm etmiş, onlar olmuş. O sahife: “Yâ Latîf, yâ Kerîm” gibi çok isimleri yâdeder, okur.

Beşinci sahife: O çiçeğe, lezîz meyveler; o hasnâya, sevimli evlâdlar, güzel ahlâklar takmakla, o sahife: “Yâ Vedûd, yâ Rahîm, yâ Mün'im!” gibi isimleri okutturuyor.

Altıncı sahife: O in'âm ve ihsân sahifesinde: “Yâ Rahmân, yâ Hannân!” gibi isimler okunuyor.

Yedinci sahife: O ni'metlerde, o neticelerde, öyle lemeât-ı hüsün ve cemâl görünüyor ki; hakîki bir şevk ve şefkatle yoğrulmuş hàlis bir şükür ve sâfî bir muhabbete lâyık olur. O sahifede “Yâ Cemîl-i Zülkemâl, yâ Kâmil-i Zülcemâl!” isimleri yazılı okunuyor.

İşte yalnız bir güzel çiçek ve hasnâ bir insan ve yalnız maddî ve zâhir sûretinde bu kadar esmâyı gösterirse; acaba umum çiçekler ve bütün zîhayat ve büyük ve küllî mevcûdât, ne derece ulvî ve küllî esmâyı okutuyor, kıyâs edebilirsin. Hem insan; rûh, kalb, akıl cihetiyle ve hayat ve letâif sahifeleriyle “Hayy, Kayyûm ve Muhyî” gibi ne kadar esmâ-i kudsiye-i nurâniyeyi okur ve okutturur, kıyâs edebilirsin.

İşte, Cennet bir çiçektir. Hûri tâifesi dahi bir çiçektir. Rû-yi zemin dahi

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.