İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 372 / 765
372

Demek zemm ve gıybet, aklen, kalben ve insaniyeten ve vicdânen ve fıtraten ve asabiyeten ve milliyeten mezmûmdur. İşte bak! Nasıl ki şu âyet, îcâzkârâne altı mertebe zemmi zemmetmekle i'câzkârâne altı derece o cürümden zecreder...

Makam-ı isbâtta binler misâllerinden meselâ:

﴿ فَانْظُرْ اِلٰٓى آثَارِ رَحْمَتِ اللّٰهِ كَيْفَ يُحْيِي الْاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَاۜ اِنَّ ذٰلِكَ لَمُحْيِي الْمَوْتٰىۚ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَىْءٍ قَد۪يرٌ ﴾

de, haşri isbât ve istib'âdı izâle için öyle bir tarzda beyân eder ki, fevkınde isbât olamaz. Şöyle ki: Onuncu Sözün Dokuzuncu Hakikat’inde, Yirmiikinci Sözün Altıncı Lem'ası’nda isbât ve izâh edildiği gibi; her bahar mevsiminde ihyâ-yı arz keyfiyetinde üçyüzbin tarzda haşrin nümûnelerini nihâyet derecede girift, birbirine karıştırdığı hâlde nihâyet derecede intizam ve temyiz ile nazar-ı beşere gösteriyor ki, bunları böyle yapan Zât’a, haşir ve kıyâmet ağır olamaz, der. Hem zeminin sahifesinde yüzbinler envâ'ı, beraber birbiri içinde kalem-i kudretiyle hatâsız, kusursuz yazmak, bir tek Vâhid-i Ehad’in sikkesi olduğundan, şu âyetle güneş gibi vahdâniyeti isbât etmekle beraber, güneşin tulû' ve gurûbu gibi kolay ve kat'î, kıyâmet ve haşri gösterir. İşte ﴾ كَيْفَ ﴿ lafzındaki keyfiyet noktasında şu hakikati gösterdiği gibi, çok sûrelerde tafsîl ile zikreder.

Meselâ: Sûre-i ﴾ قٓ ❀ وَالْقُرْآنِ الْمَج۪يدِ ﴿ de öyle parlak ve güzel ve şirin ve yüksek bir beyânla haşri isbât eder ki, baharın gelmesi gibi kat'î bir sûrette kanâat verir. İşte bak; kâfirlerin, çürümüş kemiklerin dirilmesini inkâr ederek “Bu acibdir, olamaz.” demelerine cevaben:

﴿ اَفَلَمْ يَنْظُرُٓوا اِلَى السَّمَٓاءِ فَوْقَهُمْ كَيْفَ بَنَيْنَاهَا وَزَيَّنَّاهَا وَمَالَهَا مِنْ فُرُوجٍ...الخ ﴾

﴾ كَذٰلِكَ الْخُرُوجُ ﴿ a kadar fermân ediyor. Beyânı su gibi akıyor, yıldızlar gibi parlıyor. Kalbe hurma gibi hem lezzet, hem zevk veriyor, hem rızk oluyor.

Hem makam-ı isbâtın en latîf misâllerinden

﴾ يٰسٓ ❀ وَالْقُرْآنِ الْحَك۪يمِ  ❀  اِنَّكَ لَمِنَ الْمُرْسَلِينَ ﴿ der. Yani, “Hikmetli Kur'ân’a kasem ederim. Sen resûllerdensin.” Şu kasem işâret eder

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.