İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 208 / 765
208

Sür'atle gidiyor. Hâne-i insan olan dünya ise, zulümât-ı ademe sukùt eder. Emeller bekàsız, elemler rûhta bâkî kalır.

بِـيَا اَىْ نَفْسِ نَافَرْجَامْ! وُجُودِ فَانِى خُودْ رَا فَدَا كُنْ

خَالِقِ خُودْ رَا كِه اِينْ هَسْتِى وَدِيعَه هَسْت

Mâdem hakikat böyledir: Gel ey hayata çok müştâk ve ömre çok tâlib ve dünyaya çok âşık ve hadsiz emeller ile ve elemler ile mübtelâ bedbaht nefsim! Uyan, aklını başına al! Nasıl ki yıldız böceği, kendi ışıkçığına i'timâd eder, gecenin hadsiz zulümâtında kalır. Bal arısı kendine güvenmediği için gündüzün güneşini bulur. Bütün dostları olan çiçekleri, güneşin ziyâsıyla yaldızlanmış müşâhede eder. Öyle de: Kendine, vücûduna ve enâniyetine dayansan, yıldız böceği gibi olursun. Eğer sen fânî vücûdunu, o vücûdu sana veren Hàlık’ın yolunda fedâ etsen bal arısı gibi olursun. Hadsiz bir nur-u vücûd bulursun. Hem fedâ et, çünkü; şu vücûd sende vedîa ve emânettir.

وَمُلْكِ اُو وَاُو دَادَه فَـنَا كُنْ تَا بَقَا يَابَدْ

اَزْ اۤنْ سِرِّى كِه نَفْىِ نَفْى اِثْـبَاتَسْت

Hem O’nun mülküdür, hem O vermiştir. Öyle ise, minnet etmeyerek ve çekinmeyerek fenâ et, fedâ et; tâ bekà bulsun. Çünkü; nefy-i nefy, isbâttır. Yani yok, yok ise; o vardır. Yok, yok olsa; var olur.

خُـدَاىِ پُـرْكَرَمْ خُودْ مُلْكِ خُودْ رَا مِى خَرَدْ اَزْ تُو

بَـهَاىِ بِى گِرَانْ دَادَه بَـرَاىِ تُو نِگَاهْ دَارَسْت

Hàlık-ı Kerîm, kendi mülkünü senden satın alıyor. Cennet gibi büyük bir fiatı verir. Hem o mülkü senin için güzelce muhâfaza ediyor. Kıymetini yükselttiriyor. Yine sana, hem bâkî, hem mükemmel bir sûrette verecektir. Öyle ise, ey nefsim! Hiç durma. Birbiri içinde beş kârlı bu ticâreti yap. Tâ beş hasâretten kurtulup, beş ribhi birden kazanasın. ∗∗∗

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.