İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 764 / 765
764

| |Sahife No|

|:-:|:-:|

|perde olduğunu, hiçbir yerde bulunmadığı hâlde her yerde ilim ve kudretiyle bulunduğunu, hiçbir tahayyüz ve temekküne muhtaç olmadığını ve uzaklık ve güçlük ve tabakàt-ı vücûdun perdeleri O’nun kurbiyetine ve tasarrufuna ve şühûduna mâni olmadığını ve maddîlerin, mümkünlerin, kesiflerin, kesîrlerin, mahdûdların hàssaları O’nun dâmen-i izzetine yanaşamadığını ve tağayyür ve tebeddül ve tahayyüz ve tecezzî gibi emirlerden mücerred, münezzeh, müberrâ ve mukaddes olduğunu gayet güzel bir sûrette isbât eder. Bu İkinci Mevkıf’ın hâtimesinde sırr-ı Ehadiyet’e dair Arabiyyü'l-ibare gayet mühim bir parça tercümesiyle beraber gayet parlak bir sûrette çok mesâil-i mühimmeyi ifâde eder. Hususan insanın muhâsebe-i a'mâli için Haşir ve Neşr’i yapmak, koca kâinâtı tağyîr ve tebdil ve tahrib ve tamir etmek sırrını beyân eder.| |

|ÜÇÜNCÜ MEVKIF:
﴿ وَمَا الْحَيٰوةُ الدُّنْيَٓا اِلَّا مَتَاعُ الْغُرُورِ ﴾
﴾ اِنَّ الدَّارَ الْاٰخِرَةَ لَهِىَ الْحَيَوَانُ ﴿ âyetlerinin meâlindeki yüzer âyâtın mühim bir hakikatini gayet mühim bir muvâzene ile beyân eder. Ehl-i dalâlet hakkında hayat-ı dünyeviye ne kadar müdhiş neticeler getirdiğini ve ehl-i hidayet hakkında ne kadar güzel neticeler ve gayeler verdiğini gösterir. Hususan, muhabbet hakkındaki semerât-ı dünyeviye ve uhreviye; ehl-i dalâlet için ne kadar elîm, ehl-i hidayet için ne kadar hoş olduğunu gösterir. Bu Üçüncü Mevkıf hakkında bazı müdakkik kardeşlerimiz demişler ki: “ Sâir Risale’ler yıldızlar olsa, bu güneştir.” Diğer biri ona mukâbil demiş: “ Herbir Risale, kendi âleminde ve kendine mahsûs semâ-i hakikatte birer güneştir. Uzak olanlara yıldız, yakın olanlara şemstirler.”|[609](/sözler/otuzikinci-söz/468/2/574/633#6092)|

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.