İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 44 / 765
44

Hem, şimdi yatmış nebâtât, hayvanat gibi; gizlenmiş güneşler, hüşyâr yıldızlar, birer nefer misillû emrine musahhar ve bu misâfirhâne-i âlemde birer lambası ve hizmetkârı olan Zât-ı Zülcelâl’in kibriyâsını düşünüp “Allâhuekber” deyip rükûa varmak...

Hem bütün mahlûkatın secde-i kübrâsını düşünüp, yani şu gecede yatmış mahlûkat gibi, her senede, her asırdaki envâ'-ı mevcûdât, hattâ arz, hattâ dünya, birer muntazam ordu, belki birer mutî' nefer gibi vazife-i ubûdiyet-i dünyeviyesinden, emr-i ﴾ كُنْ فَيَكُونُ ﴿ ile terhis edildiği zaman, yani âlem-i gayba gönderildiği vakit, nihâyet intizam ile zevâlde gurûb seccadesinde “Allâhuekber” deyip secde ettikleri...

Hem emr-i ﴾ كُنْ فَيَكُونُ ﴿ den gelen bir sayha-i ihyâ ve îkaz ile yine baharda; kısmen aynen, kısmen mislen haşrolup kıyâm edip kemer-beste-i hizmet-i Mevlâ oldukları gibi; şu insancık, onlara iktidâen o Rahmân-ı Zülkemâl’in, o Rahîm-i Zülcemâl’in bârgâhı huzurunda hayret-âlûd bir muhabbet, bekà-âlûd bir mahviyet, izzet-âlûd bir tezellül içinde “Allâhu Ekber” deyip sücûda gitmek; yani, bir nev'i mi'râca çıkmak demek olan işâ namazını kılmak; ne kadar hoş, ne kadar güzel, ne kadar şirin, ne kadar yüksek, ne kadar azîz, lezîz, ne kadar ma'kul, münâsib bir vazife, bir hizmet, bir ubûdiyet, bir ciddi hakikat olduğunu elbette anladın.

Demek şu beş vakit; herbiri, birer inkılâb-ı azîmin işârâtı ve icraat-ı cesîme-i Rabbâniye’nin emârâtı ve in'âmât-ı külliye-i İlâhiye’nin alâmâtı olduklarından, borç ve zimmet olan farz namazın o zamanlara tahsîsi, nihâyet hikmettir. ∗∗∗

﴿ سُبْحَانَكَ لَا عِلْمَ لَنَٓا اِلَّا مَا عَلَّمْتَنَا اِنَّكَ اَنْتَ الْعَل۪يمُ الْحَك۪يمُ ﴾

اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ عَلٰى مَنْ اَرْسَلْتَهُ مُعَلِّمًا لِعِبَادِكَ لِيُعَلِّمَهُمْ كَيْفِيَّةَ مَعْرِفَتِكَ وَالْعُبُودِيَّةِ لَكَ وَمُعَرِّفًا لِكُنُوزِ اَسْمَائِكَ وَتَرْجُمَانًا لِآيَاتِ كِتَابِ كَائِنَاتِكَ وَمِرْآةً بِعُبُودِيَّتِهِ لِجَمَالِ رُبُوبِيَّتِكَ وَعَلٰى آلِهِ وَصَحْبِهِ اَجْمَعِينَ وَارْحَمْنَا وَارْحَمِ الْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ آمِينَ بِرَحْمَتِكَ يَا اَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.