İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 98 / 765
98

olarak ta'lim ediyorlar.

Yâ Rab! Bunların ders ve ta'limlerinin hakkı ve hürmeti için, bize ve Risale-i Nur Talebeleri’ne îmân-ı ekmel ve hüsn-ü hâtime ver. Ve bizleri onların şefâatlerine mazhar eyle... Âmîn...

Hem nasıl ki; Kur'ân’ın, belki bütün semâvî kitapların hakkâniyetini isbât eden umum deliller ve hüccetler; ve Habîbullâh’ın, belki bütün enbiyânın nübüvvetlerini isbât eden umum mu'cizeler ve bürhânlar, dolayısıyla en büyük müddeâları olan âhiretin tahakkukuna delâlet ederler. Aynen öyle de, Vâcibü'l-Vücûd’un vücûduna ve vahdetine şehâdet eden ekser deliller ve hüccetler, dolayısıyla Rubûbiyet’in ve Ulûhiyet’in en büyük medârı ve mazharı olan dâr-ı saâdetin ve âlem-i bekànın vücûduna, açılmasına şehâdet ederler. Çünkü; gelecek makàmâtta beyân ve isbât edileceği gibi, Zât-ı Vâcibü'l-Vücûd’un hem mevcûdiyeti, hem umum sıfatları, hem ekser isimleri, hem “Rubûbiyet, Ulûhiyet, Rahmet, İnâyet, Hikmet, Adâlet...” gibi vasıfları, şe'nleri lüzum derecesinde âhireti iktiza ve vücûb derecesinde bâkî bir âlemi istilzam ve zarûret derecesinde mükâfât ve mücâzât için haşri ve neşri isterler.

Evet, mâdem ezelî, ebedî bir Allah var; elbette saltanat-ı Ulûhiyet’inin sermedî bir medârı olan âhiret vardır. Ve mâdem, bu kâinâtta ve zîhayatta gayet haşmetli ve hikmetli ve şefkatli bir Rubûbiyet-i mutlaka var ve görünüyor. Elbette o Rubûbiyet’in haşmetini sukùttan ve hikmetini abesiyetten ve şefkatini gadirden kurtaran ebedî bir dâr-ı saâdet bulunacak ve girilecek.

Hem mâdem, göz ile görünen bu hadsiz in'âmlar, ihsânlar, lütûflar, keremler, inâyetler, rahmetler; perde-i gayb arkasında bir Zât-ı Rahmân-ı Rahîm’in bulunduğunu sönmemiş akıllara, ölmemiş kalblere gösterir. Elbette in'âmı istihzâdan ve ihsânı aldatmaktan ve inâyeti adâvetten ve rahmeti azaptan ve lütûf ve keremi ihanetten halâs eden ve ihsânı ihsân eden ve ni'meti ni'met eden bir âlem-i bâkîde, bir hayat-ı bâkiye var ve olacaktır.

Hem mâdem, bahar faslında zeminin dar sahifesinde hatâsız yüzbin kitabı birbiri içinde yazan bir kalem-i kudret, gözümüz önünde yorulmadan işliyor. Ve o kalem sâhibi yüzbin defa ahd ve va'detmiş ki: “Bu dar yerde ve karışık ve birbiri içinde yazılan bahar kitabından daha kolay olarak, geniş bir yerde, güzel ve lâyemût bir kitabı yazacağım ve size okutturacağım.” diye, bütün fermânlarda o kitaptan bahsediyor. Elbette ve herhalde o kitabın aslı yazılmış ve haşir ve neşir ile hâşiyeleri de yazılacak. Ve umumun defter-i a'mâlleri onda kaydedilecek.

Hem mâdem, bu arz, kesret-i mahlûkat cihetiyle ve mütemâdiyen değişen yüzbinler çeşit çeşit envâ'-ı zevi'l-hayat ve zevil-ervâhın meskeni,

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.