İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 742 / 765
742

O İslâm fedâisi muallim de cevaben: “ Ben hazırım, derhâl hapse gönderin. ” demiştir.

Yine Afyon Mahkemesi’nde, bir Nur Talebesi hakkında tevkìf kararı veriliyor, fakat, adliye bulamaz. O talebe bundan haberdar olur. Diğer Nur Kardeşleri gibi; “ Üstadım ve kardeşlerim hapiste iken, nasıl hàriçte kalabilirim. ” diyerek savcılığa teslîm olup, hapse girer.

Aynı, bu hapishânede, bir Nur Talebesi’ni sehven tahliye ederler.. O da “ Üstadım ve Kardeşlerim henüz hapistedirler. Hem istinsahını tamamlayacağım yeni te'lif edilen Nur Risaleleri var. ” diye düşünerek, hapishâne müdürüne, “ Benim, kırk gün sonra tahliye edilmem lâzım. Ceza müddetim daha bitmedi. ” der. Hesab ederler ki; hakikaten böyledir, tekrar hapse koyarlar...

Hamiyet-i diniye meziyetine lâyık anlayışlı kardeşlerim!

Said Nursî, kendi hakkında verilen böyle bir ma'lûmâtı görürse, diyeceklerdir ki: “ Ne için böyle yapıyorlar? Şahsımın ehemmiyeti yok. Kıymet, Kur'ân’dan tereşşuh eden ve Kur'ân-ı Hakîm’in malı olan Risale-i Nur’dadır. Ben bir hiçim. ”

Üstad’ın şahsının mazhar ve âyine olduğu, Kur'ânî hakikatler ve Nur’lar itibariyle ve neşrettiği îmân ve İslâmiyet dersleriyle, ihlâs-ı tâmme ile, umumî ve küllî bir tarzda Kur'ân’a ve dine hizmet etmesiyle, onun hakkındaki takdir ve tahsinler, mânâ-yı harfî ile şahsına ait kalmıyor. Kur'ân ve İslâmiyet’e râci'dir. Allah nâm ve hesabınadır. Din düşmanları tarafından, ona yapılan düşmanlık ve taarruzlar da, Bediüzzaman’ın hàdimliğini yaptığı Kur'ân ve İslâmiyet’in ortadan kaldırılması maksad-ı mahsûsuna mâtuftur.

Zîra hakàik-ı Kur'âniye ve îmâniyeyi câmi', o cihan-şümûl Risale-i Nur eserleri ona ihsân edilmiştir.

İşte, bu bedîhî hakikati bilen, maskeli, gizli ve münâfık îmân ve İslâmiyet muârızları ve düşmanları, yarım asra yakındır, Bediüzzaman’ın çürütemedikleri şahsını, yalan ve yaygaralarla hâlâ çürütmeye çabalıyorlar. Maksadları: Risale-i Nur, rağbet ve revâc görüp intişar etmesin, îmân ve İslâmiyet inkişaf etmesin. Hâlbuki, Said Nursî’ye iliştikçe Risale-i Nur parlıyor. Neşriyat dâiresi genişliyor. Birer nümûne olan yirmibeş sene içindeki hâdiseler meydândadır.

İslâmiyet düşmanları, bir taraftan tamamıyla yalan propagandalarına ve taarruzlarına devam ederken, diğer taraftan da Nur Talebeleri’nin Üstadları ve Risale-i Nur hakkında isti'datları nisbetinde, istifade ve istifâzelerinden doğan minnet ve şükrânlarını ifâde eden takdirkâr yazı ve

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.