İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 712 / 765
712

Üçüncü menba' ise: Beş cihetle hàrika bir câmiiyet vardır. Lafzında, mânâsında, ahkâmda, hem ilminde, makàsıdın mîzanı.

Lafzı tazammun eder: Pek vâsi' ihtimalât, hem vücûh-u kesîre ki, herbiri nazar-ı belâğatta müstahsen, arabiyece sahîh, sırr-ı teşriî lâyık görüyor ânı.

Mânâsında: Meşârib-i evliyâ, ezvâk-ı ârifîni, mezâhib-i sâlikîn, turuk-u mütekellimîn, menâhic-i hükemâ, o i'câz-ı beyânı,

Birden ihâta etmiş, hem de tazammun etmiş. Delâletinde vüs'at, mânâsında genişlik; bu pencere ile baksan, görürsün ne geniştir meydânı!

Ahkâmdaki istiâb: Şu hàrika şerîat ondan olmuş istinbat, saâdet-i dâreynin bütün desâtirini, bütün esbâb-ı emni.

İctimâî hayatın bütün revâbıtını, vesâil-i terbiye, hakàik-ı ahvâli birden tazammun etmiş onun tarz-ı beyânı.

İlmindeki istiğrak: Hem ulûm-u kevniye, hem Ulûm-u İlâhî, onda merâtib-i delâlât, rumûz ile işârât, sûreler sûrlarında cem'etmiştir cinânı.

Makàsıd ve gâyâtta: Muvâzenet, ıttırâd, fıtrat desâtirine mutâbakat, ittihâd; tamam mürâat etmiş, hıfzeylemiş mîzanı.

İşte lafzın ihâtasında, mânânın vüs'atinde, hükmün istiâbında, ilmin istiğrakında, muvâzene-i gâyâtta câmiiyet-i pür-şânı!..

Dördüncü unsur ise: Her asrın derece-i fehmine, edebî rütbesine, hem her asırdaki tabakàta, derece-i isti'dat, rütbe-i kàbiliyet nisbetinde ediyor bir ifâze-i nurânî.

Her asra, her asırdaki her tabakaya kapısı küşâde. Güyâ her demde, her yerde taze nâzil oluyor o Kelâm-ı Rahmânî.

İhtiyarlandıkça zaman, Kur'ân da gençleşiyor. Rumûzu hem tavazzuh eder, tabiat ve esbâbın perdesini de yırtar, o hitâb-ı Yezdânî.

Nur-u Tevhidi, her dem her âyetten fışkırır. Şehâdet perdesini gayb üstünde kaldırır. Ulviyet-i hitâbı, dikkate dâvet eder, o nazar-ı insanı,

Ki o lisân-ı gaybdır; şehâdet âlemiyle bizzat O’dur konuşur. Şu unsurdan bu çıkar; hàrika tazeliği bir ihâta-i ummânî!

Te'nîs-i ezhân için akl-ı beşere karşı İlâhî tenezzülât. Tenzîlin üslûbunda tenevvü'ü, mûnisliğidir mahbûb-u ins ü cânı.

Beşinci menba' ise: Nakil ve hikâyâtında, ihbar-ı sâdıkada esâsî noktalardan hazır müşâhid gibi bir üslûb-u bedî'-i pür-meânî

Naklederek, beşeri onunla îkaz eder. Menkulâtı şunlardır: İhbar-ı evvelîni, ahvâl-i âhirîni, esrâr-ı Cehennem ve cinânı.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.