İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 447 / 765
447

ve bütün kâinâtın hakikatlerini, getirdiği nur ile nurlandırması, değil yalnız cin, ins, melek ve zîhayatı, belki kâinâtı, semâvât ve arzı minnetdâr eylemesi ve isti'dat lisânıyla nebâtâtın duâları ve ihtiyac-ı fıtrî diliyle hayvanatın duâları, gözümüz önünde bilfiil kabûl olmasının şehâdetiyle milyonlar, belki rûhânilerle beraber milyarlar fıtrî ve reddedilmez duâları makbûl olan sulehâ-yı ümmeti her gün o Zât’a salât ve selâm ünvânı ile rahmet duâları ve manevî kazançlarını en evvel o Zât’a bağışlamaları ve bütün ümmetçe okunan Kur'ân’ın üçyüzbin hurûfunun, herbirisinde on sevâbdan tâ yüz, tâ bin hasene ve meyve vermesinden –yalnız kırâat-ı Kur'ân cihetiyle– defter-i a'mâline hadsiz nurlar girmesi haysiyetiyle, o Zât’ın şahsiyet-i maneviyesi olan Hakikat-i Muhammediye istikbâlde bir şecere-i tûbâ-i Cennet hükmünde olacağını Allâmü'l-Guyûb bilmiş ve görmüş, o makama göre Kur'ân’ında o azîm ehemmiyeti vermiş ve fermânında O’na tebaiyeti ve Sünnet-i Seniyesine ittibâ' ile şefâatine mazhariyeti en ehemmiyetli bir mes'ele-i insaniye göstermiş ve o haşmetli şecere-i tûbânın bir çekirdeği olan şahsiyet-i beşeriyetini ve bidâyetteki vaziyet-i insaniyesini ara sıra nazara almasıdır.

İşte, Kur'ân’ın tekrar edilen hakikatleri bu kıymette olduğundan, tekrârâtında kuvvetli ve geniş bir mu'cize-i maneviye bulunmasına fıtrat-ı selîme şehâdet eder. Meğer maddiyûnluk tâunuyla maraz-ı kalbe ve vicdân hastalığına mübtelâ ola!..

قَدْ يُنْكِرُ الْمَرْءُ ضَوْءَ الشَّمْسِ مِنْ رَمَدٍ ❀ وَيُنْكِرُ الْفَمُ طَعْمَ الْمَاءِ مِنْ سَقَمٍ

kaidesine dâhil olur. ∗∗∗

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.