İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 229 / 765
229

şuûru küllî bir cüz'îdir. Nazarı âmm ve şuûru küllî zât ise, o San'atkâr-ı Zülcemâl’e muhâtab olup görüşen ve küllî şuûrunu ve âmm nazarını tamamen Sâni'inin perestişliğine ve san'atının istihsânına ve ni'metinin şükrüne sarfeden en yüksek, en parlak bir ferd olabilir.

Şimdi iki levha, iki dâire görünüyor. Biri: Gayet muhteşem, muntazam bir dâire-i Rubûbiyet ve gayet musanna', murassa' bir levha-i san'at... Diğeri: Gayet münevver, müzehher bir dâire-i ubûdiyet ve gayet vâsi', câmi' bir levha-i tefekkür ve istihsân ve teşekkür ve îmân vardır ki; ikinci dâire bütün kuvvetiyle birinci dâirenin nâmına hareket eder.

İşte o Sâni'in bütün makàsıd-ı san'at-perverânesine hizmet eden o dâire reisinin ne derece o Sâni' ile münâsebetdâr ve onun nazarında ne kadar mahbûb ve makbûl olduğu bilbedâhe anlaşılır.

Acaba hiç akıl kabûl eder mi ki; şu güzel masnûâtın bu derece san'at-perver, hattâ ağzın her çeşit tadını nazara alan in'âm-perver san'atkârı, arş ve ferşi çınlattıracak bir velvele-i istihsân ve takdir içinde berr ve bahri cezbeye getirecek bir zemzeme-i şükrân ve tekbir ile perestişkârâne O’na müteveccih olan en güzel masnû'una karşı lâkayd kalsın ve O’nunla konuşmasın ve alâkadarâne O’nu resûl yapıp, güzel vaziyetinin başkalara da sirâyet etmesini istemesin? Kellâ! Konuşmamak ve O’nu resûl yapmamak mümkün değil...

﴿ اِنَّ الدّ۪ينَ عِنْدَ اللّٰهِ الْاِسْلَامُ ﴾ ﴿ مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللّٰهِ وَالَّذ۪ينَ مَعَهُ ... ﴾ ∗∗∗

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.