terakkî ettiren bu mümtâz allâme-i zamana sonsuz bir varlıkla hürmetim vardır. Bu hürmetim ebede kadar inşâallâh gidecektir.
İddia makamının beni suçlandırmak istediği ve aylardan beri tedkîkàt ve taharriyât neticesinde hakikatine vâsıl olamadığı, dini ve dinî hissiyatı âlet ederek devletin emniyetini ihlâl edecek bir gizli cem'iyetin, ne vücûdu var ve ne de böyle bir cem'iyetle alâkamız vardır. Yegâne alâkamız, hükûmet-i cumhûriyenin kanunları müvâcehesinde en çetin imtihanlarda, en yüksek ehl-i vukûf hey'etler tarafından icâb eden hürmeti görmüş ve salâhiyetdâr mahkemelerde berâet kazanmış Risale-i Nurlardır. Bu ise, vatana ve millete ihanet değil; doğrudan doğruya vatana ve millete nâfi' ilim uğrunda bir çalışmaktır. Bunun haricinde ne bir siyâsî maksad ve ne de başka bir garaz yoktur. Binâenaleyh bu hususta da masûmiyet ve samîmiyetimiz meydânda olmakla, Denizli Mahkemesinde olduğu gibi yüksek mahkeme-i âdilenizden adâletin tecellîsiyle berâetimi taleb ediyorum.
Afyon Ceza Evinde Mevkuf
Kastamonulu
Mehmed Feyzi Pamukçu ∗∗∗
Ahmed Feyzi’nin Müdafaasıdır
[Ahmed Feyzi’nin Müdafaasıdır.]
AFYON AĞIR CEZA MAHKEMESİNE
Sayın Hâkimler!
Bir din âlimi ile görüşmek, onun din hakikatlerine ait kitaplarını okumak ve yazmak ve din arkadaşlarının imdâdına koşmak üzere dinine ve Kur'ânına ve Peygamberine (A.S.M.) hizmet etmek bir mü'minin vazifesi ve hakkı değil midir?.. Bizi bu hizmet-i diniyeden men'eden bir kanun maddesi var mıdır? Bazı cihetlerin zamanımızdaki küfrî ve gayr-ı ahlâkî cereyanları tenkid etmesi bir suç mu teşkil ediyor? Biz ne siyasetle, ne idare ile asla alâkası olmayan yalnız dindar, sâf halk kitlesiyiz. Bir insana hüsn-ü zan etmek ve kıymet vermek herkesin şahsî bir kanâatidir. Biz Bediüzzaman’ı zamanımızın en yüksek din âlimi biliyoruz. Din hakikatlerini asla dalkavukluk yapmadan beyân ve ifâde eden bir hakikat adamı biliyoruz. Mücâhid adını vermekliğimiz, memleketimizi tehdid eden ahlâksızlık ve îmânsızlık cereyanlarına karşı Kur'ânın sarsılmaz hakikatlerine dayanarak giriştiği müdafaa ve hizmet-i diniyesinden dolayıdır. Din ve vicdân hürriyetinin hükümrân
