İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 611 / 656
611

﴾ بُرْهَانٌ ﴿ ve ﴾ نُورًا ﴿ kelimelerindeki tenvinler, nun sayılsa bin üçyüz on eder. Demek bu asra da hitâb eder. Hem ﴾ قَدْ جَٓاءَكُمْ بُرْهَانٌ ﴿ cümlesi yalnız dört farkla Furkàn adedine tevâfukla sarîhan baktığı gibi, o kudsî bürhân-ı İlâhînin bu zamanda parlak ve kuvvetli bir bürhânı olan Resâili'n-Nura dahi, ikinci cümlesi olan: ﴾ اَنْزَلْنَٓا اِلَيْكُمْ نُورًا مُبِينًا ﴿ adedi, iki tenvin vakıfta iki elif sayılmak cihetiyle beşyüz doksansekiz ederek aynen tam tamına Resâili'n-Nura ve Risalei'n-Nur adedine tevâfuk ile o semâvî bürhân-ı kudsînin yerde bir bürhânı, Resâili'n-Nur olduğunu remzen haber veriyor.

#### İhtar

İHTAR: Sözlerin üç ismi olan Risalei'n-Nur veya Resâili'n-Nur veya Risaletü'n-Nurdaki şeddeli ن , iki ن sayılmak, cifirce ağlebî bir kaidedir. Şeddeli harf bazen bir, bazen iki sayılabilir.

On Altıncı Âyet

ONALTINCI ÂYET:

﴾ لِلَّذِينَ اٰمَنُوا هُدًى وَشِفَٓاءٌ ﴿ dur. Şu şifâlı âyet çok zamandır benim dertlerimin şifâsı ve ilâcı olduğu gibi eczâhâne-i kübrâ-yı İlâhiye olan Kur'ân-ı Hakîm’in tiryâkî ilâçlarından, Risalei'n-Nur eczâlarının kavanozlarından alarak belki bin manevî dertlerime bin kudsî şifâyı buldum ve Resâili'n-Nur şâkirdleri dahi buldular. Ve fenden ve felsefenin bataklığından çıkan ve tedâvisi çok müşkül olan ve zındıka hastalığına mübtelâ olanlardan çokları onunla şifâlarını buldular.

İşte her derde şifâ olan Kur'ânın ilâçlarının bu zamanda bir kısım kavanozları hükmünde bulunan Resâili'n-Nur dahi bu şifâdar âyetin bir medâr-ı nazarı olduğuna kuvvetli bir emâre şudur ki: Bu âyetin makam-ı cifrîsi olan bin üçyüz kırkaltı adedi Resâili'n-Nurun bin üçyüz kırkaltıda şifâdarâne etrafa intişarının tarihine ve Mu'cizât-ı Ahmediye Aleyhissalâtü Vesselâm nâmında olan Risale-i hàrikanın zaman-ı te'lifine tam tamına tevâfukudur. Şu tevâfuk hem münâsebet-i maneviyeyi te'yid ve onunla teeyyüd eder, hem remizden işâret derecesine çıkarıyor.

On Yedinci Âyet

ONYEDİNCİ ÂYET:

﴾ فَاِنْ تَوَلَّوْا فَقُلْ حَسْبِىَ اللّٰهُ لااِلٰهَاِلَّاهُوَ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ  ﴿ deki ﴾ قُلْ حَسْبِىَ اللّٰهُ لااِلٰهَاِلَّاهُوَ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ  ﴿ nün makam-ı cifrîsi şeddeli lâm’lar birer lâm ve şeddeli kâf bir kâf sayılmak cihetiyle bin üçyüz yirmidokuz ederek, Harb-i Umumînin başlangıcı zamanında Resâili'n-Nurun başlangıcı olan İşârâtü'l-İ'câz Tefsirinin tarih-i te'lifine tam tamına tevâfukla beraber, şeddeli kâf iki kâf sayılmak cihetiyle bin üçyüz kırkdokuz

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.