İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 258 / 656
258

ve teessüflere karşı, ramazanda, bir saati yüz saat hükmüne getiren o şehr-i mübârekte bu musîbet dahi, o yüz sevâbı herbir saati on saat derecesinde ibâdet yapmakla bine iblâğ ettiğinden, Risale-i Nurdan tam ders alan ve dünya fânî ve ticâretgâh olduğunu bilen ve herşeyi îmânı ve âhireti için fedâ eden ve bu Dershâne-i Yûsufiye’deki muvakkat sıkıntıların dâimî lezzetler ve fâideler vereceklerine inanan sizin gibi ihlâslı zâtlara acımak ve rikkatten ağlamak hâletini, tebrik ve sebatınızı, gayet istihsân ve takdir etmek hâletine çevirdi. Ben de: اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ عَلٰى كُلِّ حَالٍ سِوَى الْكُفْرِ وَالضَّلَالِ dedim. Bana ait bu fâideler gibi hem uhuvvetimizin, hem Risale-i Nurun, hem ramazanımızın, hem sizin bu yüzde öyle fâideleri var ki, perde açılsa, “Yâ Rabbenâ! Şükür. Bu kazâ ve kader-i İlâhî, hakkımızda bir inâyettir.” dedirtecek kanâatim var.

Hâdiseye sebebiyet verenlere itâb etmeyiniz. Bu musîbetin geniş ve dehşetli plânı çoktan kurulmuştu, fakat ma'nen pek çok hafif geldi. İnşâallâh, çabuk geçer. ﴾ عَسٰى أَنْ تَكْرَهُوا شَيْئًا وَهُوَ خَيْرٌ لَكُمْ ﴿ sırrıyla müteessir olmayınız.

Said Nursî ∗∗∗

► (02) ◄

Azîz Kardeşlerim!

Yakınınızda bulunmakla çok bahtiyarım. Sizin hayâlinizle ara sıra konuşurum, mütesellî olurum. Biliniz ki: Mümkün olsaydı, bütün sıkıntılarınızı kemâl-i iftihar ve sevinçle çekerdim. Ben, sizin yüzünüzden Isparta’yı ve havâlisini taşıyla, toprağıyla seviyorum. Hattâ diyorum ve resmen de diyeceğim: Isparta hükûmeti bana ceza verse, başka bir vilâyet beni berâet ettirse, yine burayı tercih ederim.

Evet, ben üç cihetle Isparta’lıyım. Gerçi tarihçe isbât edemiyorum, fakat kanâatim var ki; İsparit nahiyesinde dünyaya gelen Said’in aslı, buradan gitmiş. Hem Isparta vilâyeti öyle hakîki kardeşleri bana vermiş ki; değil Abdülmecîd ve Abdurrahman, belki Said’i onların herbirisine maalmemnuniye fedâ eylerim.

Tahmin ederim, şimdi küre-i arzda Risale-i Nur şâkirdlerinden –kalben ve rûhen ve fikren– daha az sıkıntı çeken yoktur. Çünkü; kalb ve rûh ve akılları îmân-ı tahkîkî nurlarıyla sıkıntı çekmezler; maddî zahmetler ise, Risale-i Nur dersiyle hem geçici, hem sevâblı, hem ehemmiyetsiz, hem hizmet-i îmâniyenin başka bir mecrâda inkişafına vesile olmasını bilerek

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.