İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 550 / 656
550

Hem zaman-ı mâzi dahi risaletine bir küllî şâhiddir ki; irhâsat denilen nübüvvetten evvel zuhûr eden ve gelecek Peygamberin mu'cizâtı sayılan hàrikalar, tarihlerde ve siyer kitaplarında kat'î tevâtür tarzında nakledilen pekçok vâkıalar, gayet sağlam bir sûrette risaletine şehâdet eder ve çok nev'ileri var. Bir kısmı, gelecek “Şehâdet”lerde beyân edilecek; bir kısmı da Zülfikàr’da ve tarih kitaplarında sahîh bir sûrette nakledilmiş. Meselâ: Velâdet-i Peygamberiyeye (A.S.M.) yakın bir vakitte Kâbe’yi tahrib etmeye gelen Ebrehe askerinin başlarına Ebâbil kuşlarının elleriyle taşların yağması ve velâdet gecesinde Kâbe’deki sanemlerin baş aşağı düşmesi ve Kisrâ-yı Fars sarayının harâb olması ve ateş-perest Mecûsîlerin bin seneden beri yanması devam eden ateşi o gece sönmesi ve Bahîra-yı Râhib ve Halîme-i Sa'diye’nin kat'î ihbarlarıyla, bulutlar başına gölge etmesi gibi çok hâdiseler, nübüvvetinden evvel nübüvvetini haber vermişler.

Hem istikbâl, yani: Vefâtından sonra Onun haber verdiği hâdiseler pek çoktur ve çok nev'ileri var. Birisi, Âl-i Beyt’ine ve ashâbına ve fütûhât-ı İslâmiyeye ait ihbarât-ı gaybiyesidir ki, Zülfikàr’da Mu'cizât-ı Ahmediye kısmında nakl-i sahîh ile seksen vâkıanın aynen haber verdiği gibi çıkması, meselâ: Hz. Osman (R.A.) mushaf okurken, Hz. Hüseyin (R.A.) Kerbelâ’da şehîd edilmeleri ve Şam ve İran ve İstanbul’un fetihleri ve Abbâsî Devletinin zuhûru ve Cengiz ve Hülâgu onu mağlûb ve mahvetmesi gibi seksen ihbar-ı gaybî mu'cizâtı, nakl-i sahîh ile ve tarih ve siyer kitaplarına istinâden tafsîlen yazması gibi, ihbar-ı gaybînin sâir nev'ileriyle ve Muhammed’in (A.S.M.) hakkâniyetine delâlet eden pekçok vâkıât-ı istikbâliye ile zaman-ı istikbâl dahi kuvvetli ve küllî bir sûrette Risalet-i Muhammediyeye (A.S.M.) ve sâdıkıyetine şehâdet eder demektir.

##### (Dokuzuncu, Onuncu, Onbirinci, Onikinci Şehâdetlere İşaret Eden) Dokuzuncu Şehâdet

Dokuzuncu, Onuncu, Onbirinci, Onikinci Şehâdetlere işâret eden:

وَبِشَهَادَةِ الْآلِ بِقُوَّةِ يَقِينِيَّاتِهِمْ فِي تَصْدِيقِهِ بِدَرَجَةِ حَقِّ الْيَقِينِ وَالْاَصْحَابِ بِكَمَالِ اِيمَانِهِمْ فِي تَصْدِيقِهِ بِدَرَجَةِ عَيْنِ الْيَقِينِ وَالْاَصْفِيَاءِ بِقُوَّةِ تَحْقِيقَاتِهِمْ فِي تَصْدِيقِهِ بِدَرَجَةِ عِلْمِ الْيَقِينِ وَالْاَقْطَابِ بِتَطَابُقِهِمْ عَلٰى رِسَالَتِهِ بِالْكَشْفِ وَالْمُشَاهَدَاتِ بِالْيَقِينِ

Yani; Muhammed’in (A.S.M.) sâdıkıyetine ve hakkâniyetine küllî şehâdetlerden,

##### Dokuzuncu Şehâdet

Dokuzuncusu: عُلَمَاءُ اُمَّتِي كَأَنْبِيَاءِ بَنِي اِسْرَائِيلَ sırrına mazhar ve salavâtlarda Âl-i İbrahim Aleyhisselâm’a mukâbil olan Âl-i Muhammed

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.