gönderdiğiniz raporla mükemmel yazdığınızdan, hem mazlum Said, hem masûm arkadaşları dâirenize çok müteşekkir ve fevkalâde minnetdâr oldular. Zâten mes'elemiz dinî ve ilmî olmasından, her dâireden ve adliye ve zâbıtadan evvel Diyânet Dâiresi alâkadardır. Onun için hem Denizli’de, hem Afyon’da en evvel o dâirelere müracaat edip şekvâmızı oradaki âlimlere yazdık. Bu meâlde bir başlık yazınız.
Said Nursî ∗∗∗
► (74) ◄
Azîz, Sıddık Kardeşim Re'fet Bey!
Kur'ân-ı Azîmü'ş-Şân’ın hürmetine ve alâka-i Kur'âniyenizin hakkına ve Nurlar ile yirmi sene zarfında îmâna hizmetinizin şerefine, çabuk bu dehşetli, zâhiren küçücük fakat vaziyetimizin nezâketine binâen pek elîm ve fecî ve bizi mahva çalışan gizli münâfıklara büyük bir yardım olan birbirinden küsmekten ve baruta ateş atmak hükmündeki gücenmekten vazgeçiniz ve geçiriniz. Yoksa bir dirhem şahsî hak yüzünden bizlere ve Hizmet-i Kur'âniyeye ve îmâniyeye yüz batman zarar gelmesi –şimdilik– ihtimali pek kavîdir. Sizi kasemle te'min ederim ki; biriniz bana en büyük bir hakaret yapsa ve şahsımın haysiyetini bütün bütün kırsa, fakat Hizmet-i Kur'âniye ve îmâniye ve Nuriye’den vazgeçmezse ben onu helâl ederim, barışırım, gücenmemeğe çalışırım. Mâdem cüz'î bir yabânîlikten düşmanlarımız istifadeye çalıştıklarını biliyorsunuz, çabuk barışınız. Mânâsız, çok zararlı nazlanmaktan vazgeçiniz. Yoksa bir kısmımız Şemsi, Şefîk, Tevfik gibi; muârızlara sûreten iltihak edip, hizmet-i îmâniyemize büyük bir zarar ve noksaniyet olacak. Mâdem inâyet-i İlâhiye şimdiye kadar bir zâyiâta bedel çokları o sistemde vermiş. İnşâallâh yine imdâdımıza yetişir.
Said Nursî ∗∗∗
► (75) ◄
Azîz, Sıddık Kardeşlerim!
Müdür, Âyetü'l-Kübrâ ve Rehberi çok beğenmiş. Şimdi Asâ-yı Mûsa ve Zülfikàr’ı istiyor. Ben de söz verdim, “sana getireceğim.” Eğer burada Afyon’da varsa; bir Asâ-yı Mûsa, bir Zülfikàr (cildli, büyük), bir Rehber, bir Âyetü'l-Kübrâ ısmarlayınız.
Said Nursî ∗∗∗
