Şimdi hayat-ı ictimâiye-i beşeriyenin safhaları, hususan Yûsufiye Medresesi bir bahçe hükmündedir. Hem çirkin, hem güzel, hem kederli, hem ferâhlı şeyler beraber bulunur. Âkıl odur ki; ferâhlı ve güzel şeylerle meşgul olup çirkin, sıkıntılı şeylere ehemmiyet vermez, şekvâ ve merak yerinde şükreder, sevinir.
Said Nursî ∗∗∗
► (70) ◄
Azîz, Sıddık Kardeşlerim!
Evvelâ: Yarın gece Leyle-i Kadir olmak ihtimali çok kuvvetli olmasından bir kısım müçtehidler o geceye Leyle-i Kadri tahsîs etmişler. Hakîki olmasa da, mâdem ümmet o geceye o nazarla bakıyor. İnşâallâh hakîki hükmünde kabûle mazhar olur.
Sâniyen: Sarsıntılı olan altıncıdaki kardeşlerimizin istirahatlerini merak ediyorum. Bir parmak hàriçten hapse, hususan altıncıya karışıyor, oradaki kardeşlerimiz dikkat ve ihtiyat edip hiçbir şeye karışmasınlar.
Sâlisen: Avukata, reise okutmak için parçayı gönderdiniz mi? Hem Halîl Hilmi, vahdet-i mes'ele itibariyle yalnız Sabri’nin değil, belki umumumuzun avukatıdır. Ben bu nazarla ona bakıyordum. Şimdi umumumuzun hesabına birinci avukatımıza tam yardım etsin.
Râbian: Taşköprülü Sâdık Bey’in mukaddimesini istinsah için Sabri’ye vermiştim. Eğer yazılmışsa, tashihten geçen parça ona gönderilecek. Yeni yazılan bir sûreti bana gönderilsin. Hem Sâdık’ın manzûmeciği yanımda bir sûreti var, sizde yoksa göndereceğim.
Said Nursî ∗∗∗
► (71) ◄
Azîz, Sıddık Kardeşlerim!
Evvelâ: Hem sizin, hem hapisteki arkadaşlarınızın bayramınızı tebrik ederiz. Siz ile bayramlaşanı, aynen benimle bayramlaşmış gibi kabûl ediyorum ve umumuyla bizzat bayram ziyaretini yapmışım gibi biliniz, bildiriniz.
Sâniyen: Sebebsiz kalın demir sobamın parçalanmasıyla verdiği haber ve biz dahi o işârete binâen tam bir ihtiyat ve temkinle geçen fırtınacık, yüzden bire indi, barut ateş almadı. Şimdi yine, sebebsiz mataramın acîb bir tarzda küçücük parçalara inkısam etmesi, bize tekrar tam bir temkine ve tahammüle ve ihtiyata sarılmamızın lüzumunu haber veriyor. Aldığım manevî bir ihtarla, gizli münâfıklar, dindarlara karşı namazsız sefâhetçileri
