İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 53 / 656

Dördüncü Şuâ

53

Dördüncü Şuâ

[Ma'nen ve rütbeten Beşinci Lem'a ve sûreten ve makâmen Otuzbirinci Mektûbun Otuzbirinci Lem'asının kıymetdâr Dördüncü Şuâı ve Âyet-i Hasbiyenin mühim bir nüktesidir.]

İhtar

İHTAR: Risale-i Nur, sâir kitaplara muhâlif olarak başta perdeli gidiyor; gittikçe inkişaf eder. Hususan bu risalede, Birinci Mertebe çok kıymetdâr bir hakikat olmakla beraber çok ince ve derindir. Hem bu birinci mertebe, bana mahsûs gayet ehemmiyetli bir muhâkeme-i hissi ve gayet rûhlu bir muâmele-i îmânî ve gayet gizli bir mükâleme-i kalbî sûretinde mütenevvi' ve derin dertlerime şifâ olarak tebârüz etmiş. Bana tam tevâfuk eden tam hissedebilir. Yoksa tam zevkedemez...

﴿ بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ  ﴾

﴿ حَسْبُنَا اللّٰهُ وَنِعْمَ الْوَك۪يلُ  ﴾

Bir zaman ehl-i dünya beni herşeyden tecrid ettiklerinden beş çeşit gurbetlere düşmüştüm. Ve ihtiyarlık zamanımda kısmen teessürâttan gelen beş nev'i hastalıklara giriftâr olmuştum.

Sıkıntıdan gelen bir gafletle Risale-i Nurun tesellî verici ve meded edici envârına bakmayarak doğrudan doğruya kalbime baktım ve rûhumu aradım. Gördüm ki; gayet kuvvetli bir aşk-ı bekà ve şedîd bir muhabbet-i vücûd ve büyük bir iştiyak-ı hayat ve hadsiz bir acz ve nihâyetsiz bir fakr bende hükmediyorlar. Hâlbuki müdhiş bir fenâ o bekàyı söndürüyor. O hâletimde yanık bir şâirin dediği gibi dedim:

Dil bekàsı hak fenâsı istedi mülk-ü tenim.

Bir devâsız derde düştüm, ah ki Lokman bîhaber.

Me'yûsâne başımı eğdim, birden ﴾ حَسْبُنَا اللّٰهُ وَنِعْمَ الْوَك۪يلُ ﴿ âyeti imdâdıma geldi, dedi: “Beni dikkatle oku.” Ben günde beşyüz defa okudum. Benim için aynelyakìn sûretinde inkişaf eden çok kıymetdâr envârından bir kısmını ve yalnız dokuz nurunu ve mertebesini icmâlen yazıp, eskiden aynelyakìn ile değil, belki ilmelyakìn ile bilinen tafsilâtını Risale-i Nura havâle ediyorum.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.