İşte muhterem Hey'et-i Hâkime! Sizin, biz Risale-i Nur talebelerinin gaye ve maksadlarını ve mâhiyetlerini anladığınıza ve iddia makamının bize isnâd ettiği suçlarla alâkamızın olmadığına kanâat getirdiğinize inanıyoruz. Bu vesile ile yüksek mahkemenizden ve vicdânlarınızdan kitaplarımızın serbest olarak iâdesini ve kendimizin berâetini taleb ederiz.
Afyon Ceza Evinde Mevkuf
Emirdağlı
Halîl Çalışkan ∗∗∗
Mustafa Gül’ün Müdafaasıdır
[Mustafa Gül’ün Müdafaasıdır.]
AFYON AĞIR CEZA MAHKEMESİNE
Ben gizli bir cem'iyete dâhil değilim. Zâten Üstadım Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri de öyle bir cem'iyet kurmamıştır. Bizlere her zaman Kur'ân hakikatlerinden ders vermiş, siyasetle alâkadar olmamızı şiddetle men'etmiştir. Yalnız büyük Üstad Said Nursî Hazretlerinin talebesiyim. Ona ve Risale-i Nura bütün rûh u canımla bağlıyım. Risale-i Nur ve Üstadım için bana verilecek her türlü cezaya râzıyım. Üstadım eserleriyle, benim îmânımı ve âhiret hayatımı kurtarmıştır. Onun gayesi, bütün Müslümanları ve vatandaşlarımızı îmânsızlıktan kurtarıp saâdet-i ebediyeye nâil etmektir. Bizlerin siyâsî bir maksadla alâkamız olmadığı, bütün mahkemelerde tebeyyün etmiştir. Hakikat böyle olduğu hâlde, yine haksız ve yersiz olarak mahkemeye sürüklendik. Bundan anlıyoruz ki, bizim tesânüdümüzü kırmak istiyorlar. Bizim tesânüdümüz herhangi bir dünyevî ve siyâsî gaye ve işe mâtuf değildir. Yalnız ve yalnız Üstadımız Hazretlerine çok, hem pekçok hürmetkârız. Risale-i Nuru okuyanlar fevkalâde bir îmâna ve İslâmiyete ve ahlâk ve kemâlâta sâhib oluyorlar.
Üstadımıza çok fazla muhabbet etmemek elimizden gelmiyor. Öyle bir Üstada ve öyle Risale-i Nur şâkirdlerine bütün mevcûdiyetimle bağlıyım. Bu bağ, i'dâm edilsem dahi çözülmez ve kırılmaz. Ben ve bütün kardeşlerim masûmuz. Risale-i Nurun serbest bırakılmasını bütün kuvvetimizle taleb ediyoruz. Yüce Üstadımıza ve masûm Nurcu kardeşlerime kendimle beraber berâet verilmesini taleb ediyorum.
Ispartalı
Mustafa Gül ∗∗∗
