İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 253 / 656
253

çalışan El-hannâs bir zındıktır ki, hükûmeti iğfal ve adliyeyi şaşırtır, tâ o şeytanlara, Fir'avunlara, anarşistlere karşı şimdiye kadar istimâl ettiğimiz manevî silâhlarımızı, kardeşlerimize ve vatanımıza çevirsin veya kırdırsın.

Mevkuf

Said Nursî ∗∗∗

Efendiler! Otuz-kırk seneden beri ecnebî hesabına ve küfür ve ilhâd nâmına bu milleti ifsad ve bu vatanı parçalamak fikriyle, Kur'ân hakikatine ve îmân hakikatlerine her vesile ile hücum eden ve çok şekillere giren bir gizli ifsad komitesine karşı, bu mes'elemizde kendilerine perde yaptıkları insafsız ve dikkatsiz memurlara ve bu mahkemeyi şaşırtan onların Müslüman kisvesindeki propagandacılarına hitâben, fakat sizin huzurunuzda zâhiren sizin ile birkaç söz konuşacağıma müsâade ediniz.

(Fakat ikinci gün berâet kararı, o dehşetli konuşmayı geriye bıraktı.)

Tecrid-i mutlakta

ve haps-i münferitte Mevkuf

Said Nursî ∗∗∗

Mühim Bir Suale Hakikatli Bir Cevaptır

MÜHİM BİR SUÂLE HAKİKATLİ BİR CEVAPTIR

Büyük memurlardan birkaç zât benden sordular ki: “Mustafa Kemâl sana üçyüz lira maaş verip, Kürdistan’a ve Vilâyât-ı Şarkıye’ye, Şeyh Sinûsî yerine vâiz-i umumî yapmak teklifini neden kabûl etmedin? Eğer kabûl etseydin, ihtilâl yüzünden kesilen yüzbin adamın hayatlarını kurtarmaya sebeb olurdun!” dediler.

Ben de onlara cevaben dedim ki: Yirmişer-otuzar senelik hayat-ı dünyeviyeyi o adamlar için kurtarmadığıma bedel, yüzbinler vatandaşa, herbirisine milyonlar sene uhrevî hayatı kazandırmaya vesile olan Risale-i Nur, o zâyiâtın yerine binler derece iş görmüş. Eğer o teklifi ben kabûl etseydim, hiçbir şeye âlet olamayan ve tâbi olmayan ve sırr-ı ihlâsı taşıyan Risale-i Nur meydâna gelmezdi. Hattâ ben, hapiste muhterem kardeşlerime demiştim: Eğer Ankara’ya gönderilen Risale-i Nurun şiddetli tokatları için beni i'dâma mahkûm eden zâtlar, Risale-i Nur ile

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.