► (81) ◄
بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ
Azîz, Sıddık Kardeşlerim!
Evvelâ: Re'fet, Edhem ve Çalışkanlar ve Bürhân gibi Nur nâşirlerini tahliye etmeleri gösteriyor ki, Nurların intişarı yasak değil ve mahkeme ilişemiyor. Hem cem'iyetçilik bulunmadığına bir karar alâmetidir. Hem mes'elemizi uzatmada, Nurlara nazar-ı dikkati geniş bir dâirede celbetmesinden, onları okumasına bir umumî dâvet ve resmî bir ilânat hükmünde işiten müştâkların okumak heveslerini tahrîk ettiğinden, sıkıntımızdan, zarardan yüz derece ziyâde bize ve ehl-i îmâna menfaatlere vesiledir. Zâten bu zamanda, en geniş dâire-i zeminde, en dehşetli ve küllî bir hücumda tecâvüz eden dalâlet ordularına karşı böyle kudsî bir ders, bu sûretle atom bombası gibi inşâallâh te'sirini göstermeğe bir işârettir.
Said Nursî ∗∗∗
► (82) ◄
بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ
Azîz, Sıddık Kardeşlerim Re'fet, Mehmed Feyzi, Sabri!
Ben şiddetli bir işâret ve manevî bir ihtarla sizin üçünüzden, Risale-i Nurun hatırı ve bu bayramın hürmeti ve eski hukukumuzun hakkı için çok ricâ ederim ki, dehşetli yeni bir yaramızın tedâvisine çalışınız. Çünkü, gizli düşmanlarımız iki plânı takib edip.. biri, beni ihanetlerle çürütmek; ikincisi, mâbeynimize bir soğukluk vermektir. Başta Husrev aleyhinde bir tenkid ve i'tirâz ve gücenmek ile bizi birbirimizden ayırmaktır. Ben size ilân ederim ki; Husrev’in bin kusuru olsa ben onun aleyhinde bulunmaktan korkarım. Çünkü; şimdi onun aleyhinde bulunmak doğrudan doğruya Risale-i Nur aleyhinde ve benim aleyhimde ve bizi perîşan edenlerin lehinde bir azîm hıyânettir ki, benim sobamın parçalanması gibi acîb, sebebsiz bir hâdise başıma geldi. Ve bana yapılan bu son işkence dahi bu mânâsız ve çok zararlı tesânüdsüzlüğünüzden geldiğine kanâatim var. Dehşetli bir parmak buraya, hususan altıncıya karışıyor. Beni bu bayramımda ağlatmayınız, çabuk kalben tam barışınız.
Said Nursî ∗∗∗
