İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 63 / 656
63

Sübhânallâh! Îmân ne kadar kıymetdâr ve hayatdârdır ki, hangi şeye girse canlandırır ve bir şu'lesi böyle fânî hayatı, bâkiyâne hayatlandırır, üstündeki fenâyı siler.

Üçüncü Mesele

Üçüncü Mes'ele: Hayatımın Hàlık’ıma bakan fıtrî vazifelerine ve manevî fâidelerine baktım, gördüm ki: Hayatım, hayatın Hàlık’ına üç cihetle âyinedârlık ediyor:

#### Birinci Vecih

Birinci Vecih: Hayatım, acz ve zaafıyla ve fakr ve ihtiyacıyla Hàlık-ı hayatın kudret ve kuvvetine ve gınâ ve rahmetine âyinedârlık eder. Evet nasıl ki, açlık derecesiyle yemeğin lezzet dereceleri ve karanlığın mertebeleriyle ışık mertebeleri ve soğuğun mikyâsıyla harâretin mîzan dereceleri bilinir; öyle de, hayatımdaki hadsiz acz ve fakr ile beraber hadsiz ihtiyaçlarımı izâle ve hadsiz düşmanlarımı def'etmek noktasında Hàlık’ımın hadsiz kudret ve rahmetini bildim; suâl ve duâ ve ilticâ ve tezellül ve ubûdiyet vazifesini anladım ve aldım.

#### İkinci Vecih

İkinci Vecih: Hayatımdaki cüz'î ilim ve irâde ve sem' ve basar gibi mânâlarıyla Hàlık’ımın küllî ve ihâtalı sıfatlarına ve şuûnâtına âyinedârlıktır. Evet ben kendi hayatımda ve şuûrlu fiillerimde bilmek, işitmek, görmek, söylemek, istemek gibi çok mânâlarıyla bildim ki, bu kâinâtın şahsımdan büyüklüğü derecesinde daha büyük bir mikyâsta Hàlık’ımın muhît ilmini, irâdesini, sem' ve basar ve kudret ve hayat gibi evsâfını ve muhabbet ve gadab ve şefkat gibi şuûnâtını anladım; îmân ederek tasdik ettim ve itiraf ederek bir mârifet yolunu daha buldum.

#### Üçüncü Vecih

Üçüncü Vecih: Hayatımda nakışları ve cilveleri bulunan esmâ-i İlâhiyeye âyinedârlıktır. Evet, ben kendi hayatıma ve cismime baktıkça, yüzer tarzda mu'cizâne eserler, nakışlar, san'atlar görmekle beraber çok şefkatkârâne beslendiğimi müşâhede ettiğimden, beni yaratan ve yaşatan Zât, ne kadar fevkalâde sehàvetli, merhametli, san'atkâr, lütûfkâr; ne derece hàrika iktidarlı –tâbirde hatâ olmasın– mehâretli, hüşyâr, işgüzar olduğunu îmân nuruyla bildim, tesbih ve takdis ve hamd ve şükür ve tekbir ve ta'zîm ve tevhid ve tehlil gibi fıtrat vazifeleri ve hilkat gayeleri ve hayat neticeleri ne olduğunu bildim. Ve kâinâtta en kıymetdâr mahlûk, hayat olduğunun sebebini ve herşey hayata musahhar olmasının sırrını ve hayata karşı herkeste fıtrî bir iştiyak bulunduğunun hikmetini ve hayatın hayatı îmân olduğunu ilmelyakìn ile anladım.

Dördüncü Mesele

Dördüncü Mes'ele: Dünyadaki bu hayatımın hakîki lezzeti ve saâdeti nedir diye yine bu ﴾حَسْبُنَا اللّٰهُ وَنِعْمَ الْوَك۪يلُ﴿ âyetine baktım, gördüm ki: Bu hayatımın en sâf lezzeti ve en hàlis saâdeti îmândadır. Yani, beni yaratan ve yaşatan bir Rabb-i Rahîm’in mahlûku ve masnû'u ve memlûkü ve terbiye-gerdesi ve nazarı altında olmasına ve Ona her vakit muhtaç bulunmasına ve

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.