İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 251 / 656
251

Bu Gelen Kısım Çok Ehemmiyetlidir: Son Sözün Mühim Bir Parçası

BU GELEN KISIM ÇOK EHEMMİYETLİDİR

بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ

SON SÖZÜN MÜHİM BİR PARÇASI

Efendiler! Reis Bey, dikkat ediniz! Risale-i Nuru ve şâkirdlerini mahkûm etmek, doğrudan doğruya küfr-ü mutlak hesabına, hakikat-i Kur'âniye ve hakàik-ı îmâniyeyi mahkûm etmek hükmüne geçmekle bin üçyüz seneden beri her senede üçyüz milyon onda yürümüş ve üçyüz milyar Müslümanların hakikate ve saâdet-i dâreyne giden cadde-i kübrâlarını kapatmaya çalışmaktır ve onların nefretlerini ve i'tirâzlarını kendinize celbetmektir. Çünkü o caddede gelip gidenler, gelmiş geçmişlere duâlar ve hasenâtlarıyla yardım ediyorlar. Hem bu mübârek vatanın başına bir kıyâmet kopmaya vesile olmaktır. Acaba mahkeme-i kübrâda, bu üçyüz milyar da'vâcıların karşısında sizden sorulsa ki: “Doktor Duzi’nin, baştan nihâyete kadar serâpâ İslâmiyetiniz ve vatanınız ve dininiz aleyhinde ve frenkçe “Tarih-i İslâm” nâmındaki eseri ki, zındıkların kütübhânelerinizdeki eserlerine, kitaplarına ve serbest okumalarına ve o kitapların şâkirdleri, kanununuzca cem'iyet şeklini almalarıyla beraber, dinsizlik veya komünistlik veya anarşistlik veya pek eski ifsad komitecilik veya menfî Turancılık gibi siyasetinize muhâlif cem'iyetlerine ilişmiyordunuz? Neden hiçbir siyasetle alâkaları olmayan ve yalnız îmân ve Kur'ân cadde-i kübrâsında giden ve kendilerini ve vatandaşlarını i'dâm-ı ebedîden ve haps-i münferitten kurtarmak için Kur'ânın hakîki tefsiri olan Risale-i Nur gibi gayet hak ve hakikat bir eseri okuyanlara ve hiçbir siyâsî cem'iyetle münâsebeti olmayan o hàlis dindarların birbiriyle uhrevî dostluk ve uhuvvetlerine cem'iyet nâmı verip ilişmişsiniz. Onları pek acîb bir kanunla mahkûm ettiniz ve etmek istediniz.” dedikleri zaman ne cevab vereceksiniz? Biz de sizlerden soruyoruz. Ve sizi iğfal eden ve adliyeyi şaşırtan ve hükûmeti bizimle vatana ve millete zararlı bir sûrette meşgul eyleyen muârızlarımız olan zındıklar ve münâfıklar, istibdâd-ı mutlaka “Cumhûriyet” nâmı vermekle, irtidad-ı mutlakı rejim altına almakla, sefâhet-i mutlak’a “Medeniyet” ismi vermekle, cebr-i keyfî-i küfrîye “Kanun” ismini takmakla hem sizi iğfal, hem hükûmeti işgal, hem bizi perîşan ederek, Hâkimiyet-i İslâmiyeye ve millete ve vatana ecnebî hesabına darbeler vuruyorlar.

Ey efendiler! Dört senede dört defa dehşetli zelzeleler, tam tamına dört defa Risale-i Nur şâkirdlerine şiddetli bir sûrette taarruz ve zulüm

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.